Kategori İçeriği

Uykusuz Klavye

Öykü: Terazije Üzerinde bir Kafe | Karakter: Yazar Mehmet
Uykusuz Klavye

Terazije Üzerinde bir Kafe

“Size de oluyor mu? Çıktığınız bir yolda, seyahat amacının hiç beklenmedik bir şekilde yaşamınızı sürdürmeniz için gerekli bir araca dönüştüğü? Keyfî bir son beklentisi ile bitirmek istediğiniz yolda, sona yaklaştıkça geri dönüşün içinizde yarattığı o özlem dolu baskıya rağmen; bir yanınızın hercai bir ruh…

29 Kasım 2018
Yarım Gölgeler
Uykusuz Klavye

Yarım Gölgeler

Bir saatten fazladır bekliyordu. Oturduğu rahatsız sandalyenin soğuk plastiği bile altında iyice ısınmış, sabahtan yardımcısına özenle ütületip giydiği emprime elbisenin arka kısmı terden hafiften nemlenmeye başlamıştı. Onca yıldır setlerde edindiği aktrislik adabımuaşereti gereği yerinden kalkıp hesap da soramıyordu. Halbuki saat onda bütün hazırlıkların yapılmış…

15 Kasım 2018
Lades | Büyükanne, Torun
Uykusuz Klavye

Lades

“Ladesim lades olsun mu?” “Olsun.” “Tutmayan gavur olsun mu?” “Olmasın.” “Olsun diyeceksin kızım.” “Gavur ne demek anneanne?” “Müslüman olmayan demek.” “Müslüman olmayanlar kötü mü oluyor?” “Ne bileyim yavrum. Olmuyordur herhalde. Her Müslüman iyi mi sanki?” “O zaman neden gavur olsun diyoruz ki? Başka bir…

18 Ekim 2018
Küf Kokulu Çocuklar
Uykusuz Klavye

Küf Kokulu Çocuklar

Yaşamayı kendi içine bakarak öğrenen şanssız çocuklardandım. Mevcudiyetimin aslında var olandan daha geniş bir alana ait olduğuna inandığımdan bütün çocukluğum, benliğimi geniş, hayali bir vadiye yerleştirme çabalarımla geçti. Okula başladığımda dünyam bir nebze büyümüştü. Ancak herkes ilk önce okuma yazma öğrenirken; ben yoksulluğumu yoksunluk…

20 Eylül 2018
Fal
Uykusuz Klavye

Fal

Üç, dört yıl oldu herhalde. Bir gün şirketteydim. Baktım benim olduğum bölümün tam ön kısmındaki dörtlü adacıkta kızlar toplanmış. Fısır fısır bir şeyler konuşup, bol ünlemli nidalar salıyorlar ortama. Vay canına! Hadi canım! Ay gerçekten mi? Kızım efsaneymiş ya! O an işim nasıl başımdan…

6 Eylül 2018
Uykusuz Klavye

Terapi

“Merhaba, gelebilir miyim?” “Tabi, buyurun lütfen.” “Buraya mı oturayım?” “Nasıl isterseniz. İsterseniz şöyle rahat koltuklara geçelim beraber.” “Olur.” “Evet, dosyanıza baktım da isminiz Ayşe Melike. Siz hangisini kullanıyorsunuz?” “İkisini de kullanıyorum” “Anladım ama size hangi isminizle hitap etmemi istersiniz?” “İkisiyle de. Sakıncası yoksa?” “Hayır,…

23 Ağustos 2018
Sıradan Bir Gün
Uykusuz Klavye

Sıradan Bir Gün

O gün yine sıradan hayatımın sıradan kahvaltılarından biri ile güne başlamıştım. Sıradan olduğuna emin olduğum bir ineğin sütünden elde edilmiş beyaz peynir, sıradan bir Ege kasabasının zeytinliklerinde hiç dikkat çekmeyen bir zeytin ağacından toplanmış etsiz, lezzetsiz zeytinler ve dalından zamanından önce koparılmış zavallı bir…

9 Ağustos 2018
Uykusuz Klavye

Mavi Kelebekli Kız

Acılarımı hatırlamayacak kadar küçüktüm. Bir kelebek gibi ömrünü kısa vadelere hapseden bir bebek. Her bebek ağlar ya hani… Ben acıdan ağlarmışım. Uyurken, uyanıkken, açken, tokken… Annem hamileyken bir doktorun yanlış bir iğne tedavisi uygulaması sonucunda bacaklarımda doğuştan kalıcı bir hasar oluşmuş. Bazen acılarımı hatırlamadığım…

26 Temmuz 2018
Hayaller
Uykusuz Klavye

Hayaller

Ne zamandır içime çöreklenen bıkkınlığa teslim olduğumu hissediyorum. Aslında tam teslimiyette denilemez; daha çok yapacak bir şey kalmayınca istemsiz bırakmak gibi. Gönülsüz bir pasif direniş. Düşüncesiz bir eylemsizlik hali. Halbuki o da bir eylem. Böyle olunca da mutlaka bir fikir, düşünce kırıntısı bulup, ona…

12 Temmuz 2018
Kadifeden Kabuk
Uykusuz Klavye

Kadifeden Kabuk

Kadife eşofmanının paçalarını sıyırıp odanın baş köşesindeki koltuğa bağdaş kurup oturdu. Kapıyı açtığımdan beri anlatıyor da anlatıyor. Çoğunu dinlemiyorum ben. Ara sıra kafamla onaylıyorum. Bu yetiyor ona. Dinlendiğine kanaat getirip, başka bir konuya geçiyor hemen. “Neymiş efendim? Sarkastiklerin bam teli olmazmış. Nah olmaz!” Şırraak!…

28 Haziran 2018
Yalelli
Uykusuz Klavye

Yalelli

“Kafa bir dünya geldi bu dün gece. Ağzına doğru çakmak çaksan alev alır yemin billah. Öyle içmiş. Akıl desen yalelli, iki cümleyi bir araya getirip konuşamıyor. Sıkıcı bir şarkının nakaratı gibi aynı yerlerde dönüp duruyor.” “Eeee?” “Moralim çok bozuk, sende kalacağım, dedi.” “İyi madem,…

14 Haziran 2018
Uykusuz Klavye

Kapımda Ayrılık Var – 7

Son Sokağın sesleri yavaş yavaş evin loş salonunu terk ediyordu. Mete, pencereye doğru gidip perdenin aralığından dışarıya baktı. Giderek azalan insan kalabalığı artık caddenin karşı tarafındaki kaldırımın üstüne oturmuş komşuların kaygılı varlıklarına yerini bırakmıştı. Gözlerini ilk katın penceresinden ayırmadan, kulaktan kulağa oynayan küçük çocuklar…

24 Mayıs 2018
Uykusuz Klavye

Kapımda Ayrılık Var – 6

7.GÜN | Çöküş Atalay Apartmanının önündeki kalabalık giderek artmaya başlamıştı. Mete, polis kordonu ile çevrelenmiş apartmanın girişinde sanki birini bekliyormuş gibi kalabalığın içine baktı. Sonra cebindeki sigara paketinden bir sigara çıkarıp sıkıntıyla yaktı. Hiç kuşkusuz meslek hayatının en garip olaylarından biri ile karşı karşıyaydı.…

17 Mayıs 2018
Uykusuz Klavye

Kapımda Ayrılık Var – 5

6.GÜN | Kabulleniş Midemdeki ağrı ile uyandım sabah. Saate baktım, altı on sekiz. Normal zamanlarda bu saatte kalkabilmem bir mucize olurdu. Hatta seyahate giderken; eğer erken saatteyse uçağım, o gece uyumazdım. Dört günün ardından yatağıma gelebildiğim için mutluyum, bu sefer rüya ya da kâbus görmedim.…

3 Mayıs 2018
Uykusuz Klavye

Kapımda Ayrılık Var – 4

5.GÜN | Fırtına Öncesi Sessizlik Şirketteyim ama her yer öylesine karışık ki. Fırtına öncesinin o iç bayan sağır sessizliği gibi. İnanılmaz boğucu bir hava var. Klimalar çalışmıyor ya da bu yumru benim boğazıma ilerledi ve beni boğmaya kararlı. Onun odasına gitmek için odanın çevresinde dolanıyorum.…

26 Nisan 2018
Uykusuz Klavye

Kapımda Ayrılık Var – 3

4. GÜN | Yenik Kumandan Savaş Alanını Geziyor Aşk, Ah aşk… Kalbimden içeri, en derinlerimdeki aşk. Sevdiğimin gözlerinde, Her şeyi zamansız yenik bırakan aşk. Kadınlığım ya da erkekliğim neye yarar? Sen olmasan aşk. Aşk, Ah aşk… Saat yedi. Gözlerimde inanılmaz bir ağrı ile uyandım.…

19 Nisan 2018
Uykusuz Klavye

Kapımda Ayrılık Var – 2

3. GÜN| Ah Ayrılık! Yaman Ayrılık! İnsan kendi kendine ne zaman konuşmaya başlar? Yalnız hissettiğinde? Delirdiğinde? Ya da belki delirmemek için? Ya da içinde çok şey biriktirdiğinde? Bakmayın, hepimizin içi çöplüğe dönmüş durumda aslında. Dönüştürmeden veya atamadan o çer çöpü bastıra bastıra en derinlerimize…

12 Nisan 2018
Uykusuz Klavye

Kapımda Ayrılık Var – 1

  1.GÜN | Kara Gün   Dün gece bitti her şey… Akbabanın Anka’nın yuvasını dağıttığı gibi Kahpe aydınlık da dağıttı içinde yittiğim yatağımızı Faniydik, Biliyordum ne zamandır da Konduramıyordum bir türlü Bir kayıp masal zincirlemişlerdi çünkü sırtımıza Küllerinden doğan zümrüt Anka kuşunu anlatan. O gittikten…

5 Nisan 2018
Neden?
Uykusuz Klavye

Neden?

“Nasılsın?” diye sordu ilk. Bu sorunun altında aslında onlarca başka soru yatıyordu. Etraflarındaki insan kalabalığının farkında olmadığı, sadece ikisinin bildiği onlarca soru. Geçmiş zamanın hesabını sorar gibi değil de sanki başka türlüsünün mümkün olup olmadığının cevabını arayan sorular. “İyi diyelim, iyi olalım.” diye yanıtladı.…

22 Mart 2018
Tetikçi
Uykusuz Klavye

Bir Tetikçi ile Mülakat

Bugün birini öldürdüm. Genelde öldürdüğüm insanların kim oldukları ile ilgilenmem. Onlar benim için bir isim ve fotoğraftan ibaretlerdir. Bilmek benim işim de değil zaten. Ben söyleneni yapan bir tetikçiyim sadece. Çoğunlukla bu dünyadan bir pisliği temizlemiş olmanın haklılığına dayandırdığım rahatlıkla gözümü kırpmadan yapıyorum bu…

8 Mart 2018