Tüm Yazıları

Didem Çelebi Özkan

Didem'in Köşesi

Nedir bu “İstanbullular Gelmesin” Teranesi?

Cuma günü Didem Elif’in yazısını okuduktan sonra düşünmeye başladım. Arkadaşım, hiçbir şehrin İstanbul’dan göç almak istememesinden, “Aman İstanbullular gelmesin.” gibi karşı çıkış cümlelerinden bahsetmişti yazısının bir bölümünde. Bu sözleri her duyduğumda inanılmaz sinirleniyorum. Neden mi kızıyorum? Anlatayım hemen 😉 Onlarca yıl boyunca ülkenin dört…

11 Aralık 2017
Didem'in Köşesi

Depresyonda Geçen Beş Yıl

Bir psikolog değilim, bu yüzden depresyonla nasıl baş etmeniz gerektiğini bilmiyorum ama beş yıllık depresyondan nasıl çıktığımı sizinle paylaşabilirim. Evet evet beş yıl. Depresyonda geçirmek için fazlasıyla uzun bir süre ve sonunda ne anladım, biliyor musunuz? Depresyona girmek hiçbir problemi çözmüyor, hiçbir işe de…

4 Aralık 2017
Didem'in Köşesi

Kim Alışverişkolik? Ben Mi? Yok Canım 😉

Oscar Wilde ne demiş; “Ağlamak gösterişsiz kadınlar içindir, güzel olanları alışverişe gider.” Gerçekten de çoğu kadının alışveriş yaparak çözemeyeceği sıkıntısı yoktur 😉 Kadın beynine daha fazla serotonin, dopamin salgılatabilen başka bir aktivite olduğunu sanmıyorum açıkcası. Zaten alışveriş esnasında tüm vücuda bir şeyler oluyor. Açlık…

27 Kasım 2017
Didem'in Köşesi

Neden Hümanist Değil De Feministtim?

Erkeklerin tüm tarih boyunca daha ayrıcalıklı olmasının sebebini biri bana açıklasın lütfen. Tarım devriminden bu yana nerdeyse dünyanın her yerindeki her toplumda erkekler kadınlardan daha iyi durumda oldular. Bir x, bir de y kromozomuyla doğduysanız, hayata bir sınıf önde başladınız demektir. Tarih boyunca neler…

23 Kasım 2017
Didem'in Köşesi

Bir İnsanı Sevmek

⁃ Bir insanı sevmek mümkün mü sence? ⁃ İyi tanımadığınız biri ise belki. Bukowski’ye katılmamak elde değil… Bazen ben de aynı umutsuzluğa düşüyor; herkesten, herşeyden uzaklaşıp, çekip gitmek istiyorum… Salt iyi ya da salt kötü diye bir şey yok elbette ve ‘mükemmel’ diye düşündüğümüze…

20 Kasım 2017
Didem'in Köşesi

Bitmeyen Kavga

İnsanlar sahte hesaplarla bana yorum yapmaktan vazgeçmediği sürece, ben de bu yorumları ne kadar zavallı bulduğumla ilgili yazmaktan asla bıkmayacağım sanırım. O kadar sığ ve hadsiz ki bazı yorumlar, kendi isimleriyle paylaşamayacaklarından hep sahte hesaplarla; fotoğrafsız ve isimsiz profillerle ancak yazdıklarının arkasında durabiliyorlar. Dünyada…

13 Kasım 2017
Didem'in Köşesi

Neden Hala Eski Eşimin Soyadını Kullanıyorum?

Boşandığımda en yakınlarım bile kırdı beni bu konuda? “Adamdan boşandın, ne diye soyadını tutuyorsun?” diye başlayıp sonu gelmez cümleler, akıl vermeler, eleştiriler… Boşanacağım sabah birden aklıma gelmişti, soyadımın bundan sonra çocuklarımla aynı olmayacağı. Çocuklarım benim velayetimde olacak, benimle aynı evde yaşacak fakat onlarla ayrı…

6 Kasım 2017
Didem'in Köşesi

DM Yasak ❌

Bana biri bunun anlamını açıklasın lütfen çünkü benim beynim almıyor. ‘DM Yasak’ dünyanın en işlevsiz ve manasız uyarısı bence. Instagram kullanmayan okuyucularımız için biraz açıklayayım DM’nin ne olduğunu. Direct Message ya da Türkçesiyle Doğrudan Mesaj yani instagram üzerinde, size diğer kullanıcıların başka kullanıcılar görmeden…

30 Ekim 2017
Didem'in Köşesi

Güz

Yorgunum. Bilmem sonbahardan mı, hayattan mı yoksa. Hatta biraz da melankolik. Evet evet kesin güzden oluyor bu hisler. Yoksa inançlarımın yıkılması, umutsuzluklara kapılmamın ya da içimdeki koca boşluğun bununla ilgisi yok. Yapraklarım sararıyor, yavaşça esintiye teslim olup, ayaklarımın dibine düşüyor. Bir çoğumuzun bu sarı…

23 Ekim 2017
Didem'in Köşesi

Sırtımdaki Bıçaklar

Et tu, Brute? [Sen de mi, Brütüs?] Niye en yakınınızdakiler en fazla canınızı yakar biliyor musunuz? Basit: Birincisi onlardan bunu beklemediğiniz için. İkincisi sizi en çok yaralayacak şeyleri, yani yumuşak karnınızı onlar bildiği için. Üçüncüsü ve bence en üzücü olanı ise, sizi neyin yaralayacağını…

16 Ekim 2017
Didem'in Köşesi

Küfür Kimseye Yakışmıyor!

“Küfür etmek bazı kadınlara yakışıyor.” Yok böyle birşey… Hiç böyle avutmayın kendinizi. Küfür kimseye yakışmıyor; ne erkeğe, ne de kadına. Niye yozlaşmayı matah bir şey sanıyoruz, o konuda da bir fikrim yok aslında. Eskiden kibarlık, düzgün konuşabimek meziyetken şimdi oldukça çarpık bir popülariteyle dili…

9 Ekim 2017
Didem'in Köşesi

Boşanın şekerim. Korkacak bir şey yok…

Boşanmak istiyorum diyenin bayılırız evliliğini kurtarmaya çalışmaya. Yerli yersiz bir sürü öğüt. Bana verilen öğütlerin tamamını yazmaya kalksam, kitap olur. En favorim şuydu örneğin: “Bak en fazla bir on yıl daha çekersin. Sonra rahat edersin.” Bu zeka ve empati fışkıran cümlenin tabi beş koca…

2 Ekim 2017
Didem'in Köşesi

İnsek Mi Acaba Adamların Tepesinden?

Bir süredir kadınların kendisini, “…’nın eşi” ya da “…’nın annesi” olarak tanımlamasına taktım kafayı. Sosyal medyadaki kişisel bilgi kısmında buna çok rastlıyorum ve kanım çekiliyor. Bu yazdığımı okurken bile bir çok kişinin; “Haydaa ne var şimdi bunda?” dediğine eminim. Çok şey var! Bir kadın…

25 Eylül 2017
Didem'in Köşesi

Kim Amazon? Biz mi?

Hiç siz de eleştirilme kotanızı doldurduğunuzu hissediyor musunuz? Bunun için senelerce devamlı her davranışınızın eleştirilmesi gerekli öncelikle. Eğer tüm bunları yaşadıysanız o zaman ne demek istediğimi anlıyorsunuzdur. Artık en ufak, hatta yapıcı olduğu iddiasında olan bir eleştiriye bile tahammülüm yok. Şiddet yanlısı biri değilim…

18 Eylül 2017
Didem'in Köşesi

Zihin Okuyabilsem Muazzam Olurdu

Keşke insanların yüzüne baktığımızda bizimle ilgili tam olarak ne hissettiklerini bilebilsek. Hayat ne kadar da kolay olurdu, öyle değil mi? En azından benim için oldukça kolay olacağı kesin. Sözel bir insanım, yani ağzımdan çıkan cümleler gerçek duygularımı ifade ettiği için, karşımdakinin de bu şekilde…

11 Eylül 2017