Tüm Yazıları

Didem Çelebi Özkan

Didem'in Köşesi

Sırtımdaki Bıçaklar

Et tu, Brute? [Sen de mi, Brütüs?] Niye en yakınınızdakiler en fazla canınızı yakar biliyor musunuz? Basit: Birincisi onlardan bunu beklemediğiniz için. İkincisi sizi en çok yaralayacak şeyleri, yani yumuşak karnınızı onlar bildiği için. Üçüncüsü ve bence en üzücü olanı ise, sizi neyin yaralayacağını…

16 Ekim 2017
Didem'in Köşesi

Küfür Kimseye Yakışmıyor…

“Küfür etmek bazı kadınlara yakışıyor.” Yok böyle birşey… Hiç böyle avutmayın kendinizi. Küfür kimseye yakışmıyor; ne erkeğe, ne de kadına. Niye yozlaşmayı matah bir şey sanıyoruz, o konuda da bir fikrim yok aslında. Eskiden kibarlık, düzgün konuşabimek meziyetken şimdi oldukça çarpık bir popülariteyle dili…

9 Ekim 2017
Didem'in Köşesi

Boşanın şekerim. Korkacak bir şey yok…

Boşanmak istiyorum diyenin bayılırız evliliğini kurtarmaya çalışmaya. Yerli yersiz bir sürü öğüt. Bana verilen öğütlerin tamamını yazmaya kalksam, kitap olur. En favorim şuydu örneğin: “Bak en fazla bir on yıl daha çekersin. Sonra rahat edersin.” Bu zeka ve empati fışkıran cümlenin tabi beş koca…

2 Ekim 2017
Didem'in Köşesi

İnsek Mi Acaba Adamların Tepesinden?

Bir süredir kadınların kendisini, “…’nın eşi” ya da “…’nın annesi” olarak tanımlamasına taktım kafayı. Sosyal medyadaki kişisel bilgi kısmında buna çok rastlıyorum ve kanım çekiliyor. Bu yazdığımı okurken bile bir çok kişinin; “Haydaa ne var şimdi bunda?” dediğine eminim. Çok şey var! Bir kadın…

25 Eylül 2017
Didem'in Köşesi

Kim Amazon? Biz mi?

Hiç siz de eleştirilme kotanızı doldurduğunuzu hissediyor musunuz? Bunun için senelerce devamlı her davranışınızın eleştirilmesi gerekli öncelikle. Eğer tüm bunları yaşadıysanız o zaman ne demek istediğimi anlıyorsunuzdur. Artık en ufak, hatta yapıcı olduğu iddiasında olan bir eleştiriye bile tahammülüm yok. Şiddet yanlısı biri değilim…

18 Eylül 2017
Didem'in Köşesi

Zihin Okuyabilsem Muazzam Olurdu

Keşke insanların yüzüne baktığımızda bizimle ilgili tam olarak ne hissettiklerini bilebilsek. Hayat ne kadar da kolay olurdu, öyle değil mi? En azından benim için oldukça kolay olacağı kesin. Sözel bir insanım, yani ağzımdan çıkan cümleler gerçek duygularımı ifade ettiği için, karşımdakinin de bu şekilde…

11 Eylül 2017
Didem'in Köşesi

Ben Hiç Eski Bayramları Özlemiyorum

Evet hiç de özlemiyorum o çocukluğumun bayramlarını. Çocukken de işkence gibi gelirdi zaten. Yo yo aileye çok bağlı bir çocuktum hatta aile de değil bizimki biraz sülale ve ben hepsine de çok düşkündüm. Oldukça da bağlı bir aileydik. Sorun da bu zaten, devamlı birlikte…

4 Eylül 2017
Didem'in Köşesi

Gücün Verdiği Cüret

21 Ağustos, 2017 Saat 23:41 İnanamıyorum. Biraz önce öyle bir Troll vakası yaşadım ki bunu yazmazsam bünyemden atamayacağım. [ Internet üzerinden yapılan bu psikolojik taciz olaylarını anlattığım ilk yazımı da okumak isterseniz linki buraya ekliyorum: Internet Trolleri ] Bu gece şahit olduklarım, Orwell’in Hayvan…

28 Ağustos 2017
Didem'in Köşesi

Elimizdeki Değişim

“Tek bir ömrümüz var.” diye hepimiz uygun gördüğümüz her an paylaşıyoruz bu ezberlenmiş cümleyi. İyi de ne kadar uygulayabiliyoruz durmadan beyan ettiğimiz bu fikri? Farkındayız elbette, bize sunulanın sadece tek kullanım hakkı olduğunu. Hatta bu bilinç bizi kıskıvrak yakalıyor ama gene de akıntıya karşı…

21 Ağustos 2017
Didem'in Köşesi

41 Oldum!!!

Bu gün doğum günüm :)) Yayın günüme denk gelmeseydi bu konuda yazmayı planlamıyordum ama “sanırım bu bir işaret” diye başlıyorum yazmaya. 41 oldum! Bunun nesi hakkında yazmak isteyeyim tabi o da ayrı konu. Tüm gün kendimi ’41 kere Maşallah’ geyiği ile oyalamayı planlıyorum. Sorun…

14 Ağustos 2017