Fizik ve Ben

Mars ve Her Geçen Gün Artan Popülaritesi

5 Aralık 2018

Kızıl Gezegen Mars

Kızıl Gezegen Mars

Son zamanlarda hepimiz Mars gezegeninin ismini sıkça duymaktayız. Tüm dünya gözünü Mars’a dikmiş durumda. Her geçen gün Mars ile ilgili yeni haberler okuyoruz.

Mars hep bilinen bir gezegen olmasına rağmen itiraf etmek gerekirse Elon Musk’ın Mars’a gönderdiği son model Tesla Roadster, Mars’ın ününü  artırdı. En son NASA’nın Mars’a gönderdiği Insight ise Mars’ın popülaritesini zirveye çıkardı. Ayrıca Musk’ın Mars ile ilgili hayalleri çoğumuzun hayat felsefesini sorgulamasına sebep oldu.

Musk, Stephen Hawking’in söylediği; “Ayaklarınızın altına değil, gökyüzüne bakın.” sözünün en güzel örneğidir. Nitekim, Musk’ın uzay ve Mars’a dair birçok ilginç projesi bulunmakta. Bu tür bilimsel konulara insanlığın kayıtsız kalmaması mutluluk verici. Beni bundan daha çok mutlu edecek şey ise; Türkiye isminin bu tarz haberlerde yer alması olacaktır. Temennimi de yaptıktan sonra size Mars’ın temel özelliklerinden bahsetmek istiyorum.

Mars (Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün) 8 gezegenden biridir. Önceden Plüton da gezegen olarak biliniyordu. Fakat NASA, Plüton’u gezegen sınıfından çıkararak “cüce gezegen” olarak adlandırdı.

Mars’ın yapısındaki demiroksitten dolayı kızılımsı bir görüntüsü vardır. Büyüklüğü dünyanın yarısı kadardır. Dünyaya en yakın gezegen olmamasına rağmen (en yakın gezegen Venüs’tür) dünyaya alternatif bir gezegen olarak kabul ediliyor.

Bugün herkes dünyanın sonunun geldiğinin çok net farkında.

İnsanoğlunun dünyaya verdiği zararlara her geçen gün bir yenisi daha  ekleniyor. Dünyayı hızla yok ediyoruz. Sonumuzu düşünmeden, bilinçsizce tüm kaynakları tüketiyoruz.

Küresel ısınma sebebiyle ekolojik sistemi bozduk. Bilim insanları da “Dünyada bir gün yaşam biterse nerede yaşayabiliriz?” sorusunun cevabını arıyorlar. Bu sebepten dünyaya en çok benzeyen gezegen olan Mars ile ilgili  yaşam hayalleri kuruyorlar. Hayalden de öte planlar yapıyorlar. Fakat Mars’ta yaşam şu an için mümkün görünmüyor. Çünkü insan yaşamı için en önemli şey olan su ve hava Mars’ta bulunmamaktadır.

Yapılan araştırmalar eskiden Mars’ta su ve atmosfer olduğunu bize kanıtlıyor. Nehirler, akarsular hatta okyanuslar olduğuna dair kalıntılar bulunmaktadır. Atmosferin de bir sebepten dolayı Mars’ı terk ettiği düşünülüyor. Hava sıcaklığı ise insan yaşamı için uygun değil. Ortalama Mars sıcaklığı -63 derecedir ve Mars’ta sık sık toz fırtınaları meydana gelmektedir. Ayrıca Mars’ta dünyada olduğu gibi manyetik alan oluşmasına sebep olan “manyetosfer tabakası” da bulunmuyor. Yani Mars’ta manyetik alan yok.

Manyetik alanın olmaması zararlı kızılötesi ışınların Mars’a girmesine sebep olmaktadır. Bu da insan sağlığı için zararlıdır. Yerçekimi ise dünyanın üçte ikisi kadardır. Genel itibariyle baktığımızda Elon Musk, ölmeden önce Mars’a taşınacağını söylese de yakın bir gelecekte Mars’ta yaşam mümkün görünmüyor.

NASA, Mars’ta yaşama dair izler bulabilmek için sürekli araştırmalar yapıyor.

En son Insight uzay aracını Mars’a gönderdi. Başarılı bir şekilde inişini gerçekleştiren insight, NASA’nın son 6 yılda Mars’a gönderdiği ilk uzay aracı oldu. Mars ile dünya arasındaki mesafenin fazla olması uzay aracı için gerekli olan yakıt sorununu sürekli gündeme getiriyordu. Bu anlamda da Insight Uzay Aracı bir ilke imza attı. Bunu; Nasa Twitter hesabından:

Işıldıyorum! Buradaki ilk tam günümde, #Mars yüzeyindeki diğer tüm robotlardan daha fazla elektrik enerjisi üreterek ilk rekorumu kırdım. Birkaç taşın bulunduğu kumluk bir arazide, güneşi emiyorum.” yazarak 4588 watt-saatlik enerji üretimi yaptığını paylaştı.

Bilim ve gelecek için yapılan çalışmalar insana umut veriyor.

Teknolojinin ve mühendisliğin gelmiş olduğu nokta, insanlık için olumlu şeylerin habercisidir. İnsanlar yok ettiği yaşam alanının farkına geç de olsa varıp hatalarını telafi etmeye çalışıyor.

Dünyadaki süper güçlere baktığımızda; kimisi uzaya asansör yapmanın, kimisi yapay ay yapmanın kimisi de Mars’ta  yaşamanın hayallerini kuruyor. Evet birileri kafasını gökyüzüne çoktan çevirmiş durumda. Şu an 8 milyar nüfusun yaşadığı dünyanın yaşam için sunacağı kapasite belli. Bir kaç yıl içerisinde nüfusun 20 milyar olacağı söyleniyor. Bu durumda dünyadaki kaynaklar insanlara yeterli olmayacak. Kıtlıklar yaşanacak. Bu ise savaşlara, insanların ölmesine sebep olacak. Güçlü olan kazanacak ve yaşamına devam edecek. Zayıf olan ise yok olacak.

Mars’ta yaşama düşüncesi bugünün şartlarında gerçekleşmesi çok zayıf bir ihtimal olarak görünse de bundan 5 ile 10 yıl öncesinde şu an sahip olduğumuz şeylerin hayalini bile kuramıyorduk. Tarih bize göstermiştir ki, büyük icatlar ilk önce hayallerle ortaya çıkmıştır.

“Hayal ettiğiniz her şey gerçektir.” -Pablo Picasso

Unutmayalım; hiçbir şey, insanın hayal gücü kadar hür değildir.  

Hoşça kalın.
Bilimle kalın.
Fizikle kalın…

 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 5 Aralık 2018 at 09:22

    Süperrrr oldu bu yazı. Mars’la ilgili haberleri kaçırıp duruyordum. Açıkcası uzayda yaşam da pek ilgimi çekmediğinden bu haberleri takip etmeye de çalışmamıştım. Fakat kendime de kızıyordum, insan biraz merak eder; Dünyadan -bu durumda Mars’tan 😝😂- haberin yok, diye azarlıyordum kendimi ki yazın geldi ve cehaletim çok şükür biraz aydınlandı 🙃
     
    Çok teşekkürler Çiğdemcim 😘😘

    • Cevapla Çiğdem Mertoğlu 6 Aralık 2018 at 00:50

      :)) Çok teşekkür ederim Didem Hanım. Aslında uzayda, evrende çok ilginç konular var. Fakat bizim ülkemizde bu konulara olması gerektiği gibi yer verilmediğinden çoğu insan, bu konuda ne bilgiye ne de ilgiye sahip olamıyor maalesef. Sizin gibi insanlar iyi ki var, derginizde bu kategoriye yer verdiniz. Teşekkür ederim.

  • Cevapla Ahmet Yonca 5 Aralık 2018 at 17:58

    Bayılıyorummm astroloji, uzay ve fiziğe! O kadar heyecanla okudum ki!!! İlgilendiğim bir mesele olduğu için de her satıra dikkat ettim. Çok güzel özet bir paylaşımdı!
     
    Sevgiyle…

    • Cevapla Çiğdem Mertoğlu 5 Aralık 2018 at 23:47

      Çok teşekkür ederim 🙂 Fiziğe ilgi duyan insanların sayısının düşündüğüm kadar az olmaması müthiş bir şey…

    Cevap Yaz