Münferit Tatile Giderse

Gündüz Kuşağı

4 Aralık 2018

Gündüz Kuşağı

Gündüz Kuşağı Mağdurları

Başlığı yazdıktan sonra fark ettim ki bir önceki yazımın başlığı da Klavye Mağdurları idi. Ne çok mağdur olmuşum len ben.

Malum ameliyat sonrası eve kapanmak zorunda kaldım. Bugün tam olarak 80. günüm. Hani malak gibi yatmak diye bir tabir var ya, işte oradaki malak ben oluyorum. Google’a malak yaz benim fotoğrafım çıkıyor. Elimde kumanda yatıyorum böyle…

Şimdi biz turizmciler sezonda kaç saat çalışıyoruz bilmiyoruz. Akşam iş çıkışları da Tv karşısı yerine kendimizi denize sıfır masalarda rakı balık sofrasına atıyoruz. Ben rakı içmiyorum ama sadece fotoğrafını çekiyorum 😝

Durum böyle olunca televizyon ile bizim aramız yoktur.

Şu an evde olunca mecbur bakıyorum. Öyle sabah programlarını da sevmediğimden hep belgesel bakıyorum. Bütün gün Nat Geo Wild açık, sabahtan akşama kadar hayvanları seyrediyorum. Çiftleşmelerine kadar her aktivitelerini en ayrıntılı şekilde biliyorum. Artık rüyalarıma girmeye başladı pezevenkler o derece yani.

Rüyalarımda bari çiftleşen maymun görmeyeyim diye belgesellere biraz ara verip normal kanallara bakayım dedim. Arkadaş hep yarışma programları. Yok, Gelinim Mutfakta, yok efendim Yemekteyiz, gok anasının nikâhı.

Her ne kadar sinirlensem de mecbur bakacağız.

Ya bunlar nasıl programlar?
Ya sizler nasıl insanlarsınız?

Bütün geri zekâlıların, bütün şuursuzların, bütün embesillerin, bütün görgüsüzlerin aynı programa denk gelmesi…

Gerçekten takdire şayan bir hareket.

Aslında bu programlar için çok ağır cümleler yazardım da, editörümü seviyorum. Onun dergisi kapanmasın 😉

Gelinim Mutfakta programı sözde yemek yarışması. Kaynana gelin beraber katılıyor. Gelin kaynana ne zaman anlaşmış ki; bu programda anlaşsınlar. Programda sürekli bir ağız dalaşı var. Yemek yapmak hikâye yani.

Ama benim favorim Yemekteyiz programı abi, bu yarışmanın üzerine yarışma tanımam. Neden mi?

Çünkü nerede bir terbiyesiz, görgü kurallarını bilmeyen insan var hepsi buraya toplamışlar. Ama onlara sorsan hepsi gurme, hepsi evlerinde her akşam portakallı ördek yiyen insanlar, hepsi her akşam yemek sofrası hazırlarken masaya savaşa gider gibi sağ tarafa 2 bıçak, sol tarafa 2 çatal, ön tarafa 2 kaşık koyan insanlar. Her yemek yapışlarında ellerine eldiven geçiren, saçları dökülmesin diye tülbent takan insanlar. Kendileri o kadar asil insanlar ki; misafirliğe gittikleri evde yemek yemeden önce yemeği koklarlar, tabaklarda leke var mı diye kontrol ederler.

Bir salatayı 35 dakika tartışan insanlar var.

Ulan salata lan bu! Ne bekliyorsun? Sen evinde salataya ne koyuyorsun? Salata malzemeleri bellidir onlar dışında ne koyabilirsin zaten?

Programda market alışverişi yaparken kendi kendine halay çeken var ya! “Durun bir şarkı söyleyeyim size?” diyenler var. Domates alırken bir anda takla atanı var. Bu adamların psikolojilerini siz düşünün artık.

“Yapa yapa bu çorbayı mı yaptınız? Çok basit bir çorba bu,” diyenler var. Abi çorba çeşitleri de belli değil mi? Ulan bu memlekette bir ben mi fakirim anasını satayım. Siz evinizde nasıl çorbalar yapıyorsunuz?

Çorba bana sulu geldi diyor. Zıkkım ye o zaman. Ah ah aslında bu programa ben katılacağım. Yemin ediyorum bütün yarışmacıları yerin dibine sokmazsam bana da Gülşah demesinler.

Bazen diyorum, yok ya bu kadar görgüsüz değillerdir program icabı bunları bu hallere sokuyorlar. Sonra yine yarışmacılara kızıyorum. Ulan sıçarım programına. Nimet oğlum bu. Nimeti beğenmemek nedir ya? Milleti, nimeti beğenmeyip önündeki yemeği fırlattıracak şekilde programlar yaptırdığınız için hem yapan, hem yaptıran sözüm ona asil insanlar inşallah o basit deyip beğenmediğiniz yemeklere muhtaç olursunuz.

Neyse çok şükür akşam oldu haber saati geldi.

Haberlere bakayım sinirim geçsin dedim. Sinir daha çok tavan yaptı. Neden mi?

Black Friday muhabbeti çıktı yine. Geçen kış da bu muhabbet vardı. Biliyorsunuz o zaman adı Kara Cuma idi. Kara Cuma tepki alınca Yok Efsane Cuma yok Şahane Cuma yok Harika Cuma. Neymiş indirim varmış bu hafta. Vitrinlere yazmışlar %50 yok efendim %80 indirim var. Yav he he…

Ulan sizin hiç mi matematiğiniz yok. Bir sweat, ne bilim bir ayakkabı fiyatı aşağı yukarı bellidir ya. İlk defa alışveriş yapmıyoruz. Yani eğer aptal değilsen bir malın fiyatının ortalama ne kadar olması gerektiğini bilirsin.

Orijinal fiyat 100₺ olan bir malın fiyatını 160₺’ye çıkarıyorsun. Black Friday ayağına indirim yaptık 120TL diyorsun. Param yok diyen millet de AVM’lere koşuyor. Sokakta köpek kovalasa bu kadar hızlı koşamaz ha.

Sonra dedim ki; Gülşah sen ne gündüz kuşağı programı bak, ne haber bak. Sen otur belgesel bak. Hayvanların çiftleşmesi bile o programa katılan insanlardan daha asil.

Televizyon izlerken de telefonum sürekli elimde. Telefonumla resmen tutkulu bir aşk aşıyorum.

Hiç elimden düşmez. Telefondan sürekli bık bık bildirim sesleri geliyor. Normalde Instagram’dan, Facebook üzerinden gelen mesajlara fazla bakmam aslında. Ancak bu aralar kitap siparişlerim Internet üzerinden geldiği için mecbur bakıyorum.

O televizyondaki insanlar Internet’e ışınlanmış. Resmen beni sinir etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Gelen mesajlarda atıyorum işte; “Bunu 10 kişiye gönderirsen yok şöyle olacak, yok böyle olacak. Ben denedim oldu. Hatta beni seviyorsan tekrar bana da gönder.”

Lan oğlum siz geri zekalı mısınız?

❗️Bu arada Sevgili editörüm, bu yazımı ikinci kez yazıp sana gönderiyorum. Birincisini göndermeden önce okudum. Çok küfür etmişim be. Normalde sevmem kötü sözleri bilirsin. Ama olmuş işte sinirden. O yüzden küfürleri çıkartıp baştan göndereyim dedim.

3 sayfalık yazı 1 buçuk sayfaya düşmüş. Buradan da anlaşıldığı üzere küfür dağarcığım çok genişmiş 🤣 Sıkıştığın yerde dublör olarak beni kullanabilirsin.
Hadi ben şimdi su aygırlarının muhabbetlerini seyredeceğim. Lütfen rahatsız etmeyin beni.

NOT: Kendinizi, kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin.

Hoşça kalın,
Esen kalın,
Sevgiyle kalın,
Mizahla Kalın…

Gülşah İslamoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 4 Aralık 2018 at 10:00

    Gerçekten benim de aklımın almadığı bu programları yazmana çok sevindim. Bu insanlar gerçek değil ve tüm bu saçmalıklar kurgu ise bile, neden ya neden böyle insanı insanlığından utandıracak bir mizansen oluşturuluyor anlayamıyorum.
     
    Herkes toplumu geliştirmekle yükümlü programlar yapacak diye bir şey yok elbette ama aşağı çekmek, tüm değerleri yerle bir etmeye çalışmak neyin kafası?..
     
    Sigara’nın üzerini bulanıklaştırıyorlar ama bu yozlaşmış insanları model olarak sunmaktan çekinmiyorlar…
     
    Akıl alır gibi değil…

  • Cevapla Mustafa Kara 4 Aralık 2018 at 10:53

    Kuşaklar çatışması olmuş bu her kuşak kendi ekolünü yaratmaya çalışıyor 😁😁😁😁
     
    Beni tv’den soğutan şeyler vallahi baktıkça psikolojim bozuluyor. Hayat o programlardan ibaret değil hiçbir zaman.
     
    Hayatı yaşamak içim gülmek gerek tıpkı Gülşah’ın yaptığı gibi bizleri de güldürüyor 😜😜😜😀
     
    Hadi Eyvallah 🖐

  • Cevapla Zeynel Olgun 4 Aralık 2018 at 11:05

    Televizyon keşke insanları eğitmek için kullanılsaydı.
     
    Ama maalesef insanları gerizekalılaştırmak için kullanılıyor.

  • Cevapla Hande Sönmezerler Sinan 4 Aralık 2018 at 13:14

    Benimle (saçma tv programları için) aynı hisseden ve küfür eden bir insan olduğunu bilmek yüreğimi ferahlattı 😂 Kendim yazmışım gibi okudum 😂

  • Cevap Yaz