Satır Arası

Karar Veremiyorum!!!

30 Kasım 2018

Karar Veremiyorum!!!

Bazı insanlar için ciddi bir sorundur kararsızlık.

Acaba gitsem mi, gitmesem mi?
Alsam mı, almasam mı?

Hadi diyelim almaya karar verdi; “Acaba hangi rengini alsam?”

Uzun uzun düşündü taşındı bir renge karar verdi, aldı, eve geldi; “Acaba öbürünü mü alsaydım?”

Diye, diye geçirir bu kişiler ömürlerini.

Kararsızlık ciddi bir sorundur dedim çünkü zihni, beyni, bedeni yorar. Kişi bazen uzun yıllar boyu fark etmez böyle bir sorunu olduğunu, hayatın gidişatını bu zanneder; ama bir gün gelip çatar ve o zaman anlar kararsızlığın ne kadar zor olduğunu. Çünkü hayatındaki durumlar ve konular değişmiştir artık.

Acaba hangi mesleği yapacaktır?
Üniversitede hangi bölümü seçecektir?
Okulu bitirdiyse acaba yüksek lisans mı yapacaktır, yoksa direkt iş hayatına mı atılacaktır?

Sonra evlilik!!!

Evlenecek midir yoksa bu sorumluluğu almaya gerek yok mudur?

Bu aşamaların her anında büyük sıkıntılar, bunalımlar geçirir; ve artık fark eder bu kararsızlığın hayatı ne kadar zorlaştırdığını.

Hayat Kaçıyor

O bunların her birini uzun uzun düşünürken, hayat sürüp gidiyordur; ama o belki yetişme tarzı ve özgüven eksikliğinden, belki gelecek korkusundan, belki sorumluluklardan kaçmaktan ve bedel ödemekten korkmaktan belki de “başkaları ne der?” endişesinden dolayı yaşadığı anı ve hayatı kaçırıyordur. Zamanı iyi yönetemeyip, yapmak istediklerini yapamıyordur.

İşler bu sınıra gelince, şuna karar vermesi yerinde olur. “En kötü karar, kararsızlıktan iyidir.”

Nasıl Geçecek Bu Kararsızlık?

Kişi bazen kendi kendine, bazen de bir uzmanın yardımıyla, düşünmeye başlar ve kendine sorar. “Nasıl kurtulacağım bu kararsızlıktan?”

Kişi farkındalığa açık olarak, bu soruyu kendine sorarsa, ilk farkedeceği şey, hayattaki öncelikleri olacaktır. Hayatta her şey aynı önemde değildir. Kişi hangi konu ne kadar önemi hak ediyorsa, ona o kadar önem vermelidir. Yani alacağı pantolonunun rengini seçmekle, hayatı boyunca yapacağı mesleği seçmek, aynı şey olamaz.

Bu farkındalıkla küçük kararları almakta hızlanmaya başlar. Kararı hızla alır ve diğer seçeneği kafasından silmek için kendisiyle bir müddet mücadele eder ama zamanla başarabilir. Sonra da yavaş yavaş önemli meselelerde de durumla ilgili tam bilgi sahibi olarak, her iki seçeneğin de olumlu ve olumsuz yönlerini mantıklı bir şekilde değerlendirerek, olaylara objektif bakma yetisini geliştirerek, durumu saplantı haline getirmeden, hiçbir şeyin hiçbir zaman %100 doğru olamayacağını düşünerek, hızla o an için en doğru kararı vermeyi ve diğer seçeneği artık düşünmemeyi hayat alışkanlığı haline getirir.

Artık daha mutludur çünkü daha rahattır ve hayatı yakalayabiliyordur…

Sevgiler,
Nalan Erpolat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

6 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 30 Kasım 2018 at 07:45

    Yazıyı okurken düşündüm acaba kararsızlıktan muzdarip miyim diye. Sonuç tam tersi çıktı 😝 Sanırım ben de fazla hızlı karar veriyorum. Her uç gibi eminim bu da kesin zararlıdır. Belki bir hafta da benim gibi fazla hızlı karar verenler için yazarsın canım 😉

    • Cevapla Nalan Erpolat 30 Kasım 2018 at 18:19

      Süpersin Didemcim, bu durumda gelecek haftanın konusu belli oldu. 😀 Teşekkürler sevgili editörüm 😘

  • Cevapla Ayşe Dikmen 30 Kasım 2018 at 07:48

    Kaleminize sağlık Nalan Hanım, yazınızı okuyunca kendimde değil ama çocuklarımda yaşadığım şeyleri birebir anlattığınızı farkettim. Büyük kızım sekizinci sınıftan beri psikoloji okumak istediğine karar vermişti ve hiç kararı değişmedi, fen lisesinden mezun olmasına rağmen üniversiteye sayısaldan girmedi, istediği bölümden girdi, hiç kararsızlık yaşamadık…
     
    Bir yıl sonra, kardeşi sınava girdi ama hangi bölümü seçeceğine dair hiç bi’ fikri yoktu. Sürekli bana soruyordu “Anne sence ben ne olayım?” diye 😊 Dusunsenize evladımız bile olsa ömür boyu yapacağı meslegine siz karar veriyorsunuz. Neyse sınava girdi, diş hekimliğini istemesine rağmen puanı Diyetisyenlik bölümüne yettiği için onu tercih etti. Şimdi Hacettepe’de okuyor ve memnun bölümünden. Umarım hayatı boyunca da memnun olur…
     
    Diyeceğim o ki, kararsızlık gerçekten büyük bir sorun ve sadece kendinizi değil etrafinizdaki insanları da etkiliyor. Son kararlarımızın hepimize mutluluk vermesi dileğiyle…
     
    Sevgiyle kalın efendim 😊

    • Cevapla Nalan Erpolat 30 Kasım 2018 at 18:21

      Ayşe Hanım, evet gerçekten tam da dediğiniz gibi, çevreyi de etkiliyor bu durum. Çocuklarınızın yolu açık olsun.
       
      Sevgilerimle 😀

  • Cevapla Ahmet Yonca 30 Kasım 2018 at 15:31

    Kötü karakterlerin iyi sözlerinden biri “Korkaklık insanı tehlikeye, Cesaret zafere, kararsızlık ölüme götürür” diyen YAVUZ Sultan Selim aklıma geldi. Kararsızlık insanın imun sistemine bile zarar veriyor. Aile içi arkadaş ortamında dahi büyük kopukluklar meydana getiriyor. Ben kararsız insanlarla 2 dakika birşey planlayamıyorum 🙂 Güvenemiyorum… Bence ciddi manada tedavi gerektiren bir durum.

  • Cevapla Nalan Erpolat 30 Kasım 2018 at 18:25

    Doğru Ahmet Bey ama her tedavinin başı farkındalık. Umarım küçük adımlarla farkında olma kıpırtısı uyandırabilmişimdir okuyucuda. Kendileri ya da tanıdıkları için…

  • Cevap Yaz