Kaş ve Ben

Gönlün Var Mı?

4 Kasım 2018

Gönlün Var Mı?

Bu yazıyı sonuna kadar okumaya gönlün var mı her şeyden önce? Koşturmaca halinde süreklendiğin hayatını biraz yavaşlatıp, beni okumaya gönül verdiysen ne mutlu bana. Peki kendi kalbindeki ile yüzleşme cesaretini de gösterebilir misin? Gönlünden geçene kulak kabartabilir misin? Tüm varlığını buna adayabilir misin?

Çünkü hayatın inceliği gönül meselesindedir bana sorarsanız. Gönlün varsa gelir başarı da, para da, sevgi de, barış da, huzur da. Çünkü ancak gönlün varsa emek verirsin, mücadele edersin, savaşırsın, üretirsin, var edersin. Gönlündekini elde etmenin yolunu bulursun bir şekilde. Yok olmasına izin verdiğin ve var olmasına izin vermediğin bir şeyde aslında yeterince gönlün yoktur. Kabul etmezsin bunu da; yok öyleydi de, istedim de olmadı da, yoksa yapardım cümleleriyle sızlanırsın. Kendini kandırmalar diyarında bahanelerin sırtında gezinir durursun.

Sistem de öyle mucizevidir ki gönlü olmayanla zaten işi yoktur. Gönlü olandan da tek bir şey ister. Çaba.

Bu hafta şarkıcı Sıla’nın şiddete uğraması gündemdeydi.

Aslında toplumda var olan şiddetin bir yansıması bu. Bir iki hafta önce Öfkeni Sanata Çevir diye yazı yazmam boşuna değildi. İlla bakalım diye zorluyor bizi hayat, özellikle öfkeye hala bakmak istemeyenleri. Yok saymaya çalışanları. Varlığa yapılan şiddeti görmeye gönlü olmayanları.

“Sıla’nın ayrılma sebebi zaten dayaktı, tekrar birlikte olmaya neden başladı?” gibi yorumlar okuduğum zaman bu konuya bu yazımda değinmeye karar verdim. Bir kadının bir adamla olmaya gönlü varsa, onun da kendisinde gönlü olduğu konusunda kendini inandırmışsa yapar böyle hatalar. Kendinden vazgeçer de gönlündekinden vazgeçmez. Aldatılan kadın ya da erkek için de geçerlidir bu. Karşısındakini affetmek ister, anlamaya çalışır. Gönlündekini kurtarmak ister. İlişkiyi yürütmeye gönlü olan insan yapabilir ancak bunu. Zaten Sıla’nın bu konuyla ilgili paylaşımındaki son cümle karşısındakini anlama çabasını avaz avaz bağırmıyor mu? “Bazıları sevilmeyi hiç öğrenememiş olabilir ama bence aşkın bununla hiç ilgisi yok.”

Aşkın Bununla Hiç İlgisi Yok

Bir kadının gönlündeki tüm sevgiye rağmen, sevdiği adamın kendinde gönlü olmadığını kabullenmesinin ve kendi değerine sahip çıkmak için susmaması gerektiğini anlamasının ağır bir yoludur bu. Malesef ki öyle. Kendi değerine sahip çıkmayana hayat sahip çıkmaz çünkü. Sıla’nın şiddete uğrayan diğer kadınlarla göz göze gelmiş gibi hissettiğini yazması, benim şahsen içimi hüzünlere boğdu. Manevi şiddete uğramış ve onun da en az fiziksel şiddet kadar derin yaralar açtığına inanan, ama çok şükür ki fiziksel şiddeti deneyimlememiş biri olarak; bütün o kadınların ruhlarındaki darbeleri hayal etmeye çalıştım. Sarıp sarmalamak istedim her birini.

Bir kadının varlığının bedeni üzerinden hunharca değersizleştirilmesi. İster manevi şiddetle, ister fiziksel şiddetle olsun; bunu yapmaya bir erkeğin gönlü razı geliyorsa, gerçekten aşkın bununla hiç ilgisi yoktur.

Sadece kadınlar mı şiddet görüyor? Ya çocuklar? Ailesi tarafından şiddete uğrayan çocukların hıçkırıklarını kimler duyuracak? Ahmet Kural o çocuklardan biriydi belki de diye düşünmeden de edemiyorum. Bir çocuğun en çok güvendiği, en çok sevildiğini hissettiği kişi tarafından darp edilmesi kolay atlatılabilir bir şey olmasa gerek. Bu mağzur görülebilecek bir şey değil yine de. Şiddet asla aklanılamaz, aklanılmamalı da.

Geçmişte ne yaşarsa yaşasın, kadında gönlü olan adamın ona şiddet uygulamaya gönlü asla razı olmaz. Elini duvara vurur, cama indirir, kendi kafasını kırar ama kadınına kıyamaz. Gönlü olan adam sevdiği kadına zarar verecek sözler bile söyleyemez. Aşk adamı daha güzel bir insan yapmıyorsa, aşkın bununla hiç ilgisi yoktur, hiç ama hiç hem de. Keşke Ahmet Kural’ın da gönlü olsaydı Sıla’da da, herkesin gıptayla baktığı bu güzel kadını hakkıyla sevebilseydi. Biz de onu konuşuyor olsaydık.

Gönlün Var Mı?

Kalbiyle kaç kişi gerçekten bağlantıda ki… Çoğu insan gönlünden geçene bakma cesareti gösteremiyor. Bakabilse belki karşısındakini hırpalamadan dürüstçe diyebilecek benim sende gönlüm yok diye. Dolayısıyla gönlünden geçeni duymaya bile gönlü olması gerek insanın. O yüzden cümlelerime başlarken direkt sana sordum sevgili okuyucu. Yine soruyorum. Gönlünde olanı duyacak kadar kendine değer veriyor musun? Sen kendine bu kadar bile değer vermezsen, hayat istediklerini nasıl getirip güvenle senin avuçlarının içine bırakacak? Öyleyse haftaya yazacağım yazının başlığı da şimdiden belli oldu.

“Sen değerlisin.”

Hadi sen de bir hafta boyunca benimle birlikte düşün bu cümleyi. İçini, altını, üstünü, her yerini doldurmaya çalış. Sonra da haftaya pazar günü burada seninle tekrar buluşalım. Tabi Kaş ve Ben köşemde yazdıklarımı okumaya hala gönlün varsa.

Didem Elif

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

8 Yorum

  • Cevapla Mustafa Kara 4 Kasım 2018 at 21:34

    Ben 20 yıldır hala aynı kadını seviyorum ama onun bende gönlü olmadığı için gitti ve ben hala seviyorum ama benim gönlüm biraz virane oldu ondan sonra. Bir daha gönül açılmadı başkasına. Hala gönül umut ediyor o yaşa geri dön, diye ama dönemezsin ki?

    • Cevapla Didem Elif 4 Kasım 2018 at 23:08

      Gönül ferman dinlemiyor. Gönlünüz adına konuşamam ama gerçekten neye ihtiyacı olduğunu size 20 yıldır anlatıyor ve siz duymak istemiyor olabilirsiniz. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.

  • Cevapla Nalan Erpolat 5 Kasım 2018 at 14:11

    Çok güzel olmuş, gönlünüze sağlık. Her zaman her şeye rağmen, yaşamaya gönlümüz olsun…🌸

  • Cevapla Nurcan Doğan 7 Kasım 2018 at 00:29

    Sanırım sizi okumaya gönlüm var. Yazıyı okumaya tesadüfen başlayıp hangi ara son satırlara geldim bilmiyorum. Severek okudum.

    • Cevapla Didem Elif 7 Kasım 2018 at 13:25

      Ne güzel olmuş. Gönüllerde buluşmak gibisi yok. Çok sevindim. Teşekkürler bu duygunuzu paylaştığınız için. Çok kıymet buldu inanın ki… Sevgiler…

  • Cevapla Esat Öğütveren 7 Kasım 2018 at 21:43

    Bazen daha derinleri var konuların, gönlü olmak, olmamak, bir kişiyi ilgilendiriyor. Gençlikte olmak, gençliği yaşamak, aşık olmak, sevmek ya da sırtını dönüp gitmek bir kişiyi ilgilendiriyor ise basit, çözüm de o derece basittir. Ama hayata dair kararını vermiş bir başkası ile bir olmuş, onunla gelecek planlamış, meyve vermiş zamanlarındaki biri sadece gönlüm var ile yok ile var olamaz. Kesişim kümesinin içi onun kararları ile kesişen digerlerinin hayatına anlam olarak, acı, keder, sevinç, yani hayat olarak yansır.

    • Cevapla Didem Elif 7 Kasım 2018 at 22:55

      Söyledikleriniz pek tabi doğru. Konu çok derin. Ama söylemeye çalıştığım şeydeki detayı anlamanız için somutlaştıracağım. Bir suyu kaynatmak için ateşi yakmanız gerekir demeye çalışıyorum. Suyu bir cezve ya da tencere ya da çaydanlığa koyarsınız. Kaynama süresi farklıdır. Ama ateşi yakmadığınız sürece ister ocağın üstünde suyu yıllarca bekletin ısınmaz. Gönül kalbimizin ateşidir. Söylediklerime kafa yorduğunuz ve değerli düşüncelerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

    Cevap Yaz