Fizik ve Ben

Big Bang

7 Kasım 2018

Bing Bang | Büyük Patlama

Merhaba Bursa ve Ben okurları. Bu hafta size bilimin fenomen konularından biri olan Big Bang’den bahsedeceğim.

Big Bang yani Büyük Patlama

Her şeyin başlangıcı.

Her şeyin başlangıcıdır çünkü ondan önce sadece hiçlik vardı. Ne madde, ne zaman, ne enerji, ne de uzay, hiçbir şey yoktu.

Peki ne oldu da Big Bang gerçekleşti ve evren oluşmaya başladı? Gelin hep birlikte yine bilimin gizemli ve etkiyici yollarında kısa bir tur atalım.

Bundan 13,5 Milyar Yıl Önce

Çok küçük bir noktadan güneşin çekirdeğinden katrilyonlarca kat daha yoğun bir sıcaklıkta bir kıvılcım gerçekleşti ve devasa bir patlama oldu. Bu patlamaya bilim insanları Big Bang demektedir.

Patlamadan önce evren diye bir şey yoktu. Bu sancılı ve bir o kadar da büyük patlama evrenin doğumuydu. Büyük patlamadan sonra ilk oluşan şey ise evrenin temeli sayılan 4 kuvvetti. Evrenin başlangıcında bu kuvvetler bir aradaydı. Daha sonra ise birbirinden ayrıldılar.

Doğada 4 temel kuvvet bulunmaktadır.

– Elektromanyetik Kuvvet
– Güçlü Nükleer Kuvvet
– Zayıf Nükleer Kuvvet
– Kütle Çekim Kuvveti

Bilgisayarlarımızı çalıştıran kuvvet, elektromanyetizma kuvvetidir.

Maddenin, gezegenlerin ve güneşin moleküllerini bir arada tutan kuvvet güçlü ve zayıf nükleer kuvvetlerdir.

Bizi olduğumuz yerde tutan kuvvet ise kütle çekim kuvvetidir.

4 temel kuvvetin birbirlerinden ayrılmasının sebebi ise evrenin genişlemesidir.

Evren, büyük patlamadan sonraki ilk anlarında çok hızlı bir şekilde genişledi. Işık hızından bile daha hızlı bir şekilde büyüdü ve ortaya enerji çıktı. Einstein’ın daha sonraları keşfettiği E=mc2 formülünde ispatladığı gibi saf enerji maddeye dönüştü ve madde oluşumunu tamamladı.

Madde ile birlikte anti madde oluştu.

Madde ve anti maddeden daha önce bahsetmiştim. Aynı miktardaki madde ile anti madde bir araya geldiği zaman çok büyük bir patlama meydana gelir.  Dolayısıyla aralarında bir rekabet vardır. Büyük patlamadan sonra evrende madde ve anti madde arasında bir savaş başladı. Bu savaşı kazanan ise madde oldu. Şu an evrende madde miktarı daha fazladır. Anti madde ise çok çok azdır. Kozmologların merak ettiği konulardan biri de madde-antimadde ilişkisidir. Bu ilişkide hala cevaplanmayı bekleyen sorular vardır. Mesela; “Neden madde anti maddeye galip geldi? Anti madde savaşı kazansaydı bugün evrende neler olurdu?”

Evren geçmişte olduğu gibi bugün de genişlemeye devam etmektedir.

1920 yılından önceye kadar evrenin stabil yani durağan olduğu bilinmekteydi. Evrenin başlangıç ve bitiş noktasının olmadığını yani kozmolojik bir sabit olduğunu söyleyen kuramlar vardı. Einstein da bu durağan evren kuramını savunan fizikçilerden biriydi. Daha sonra evrenin genişlediği bilimsel olarak kanıtlandığında Einstein; “Bu benim en büyük yanılgım oldu,” demiştir.

Evrenin genişlediğinin bilimsel ispatını yapan ilk kişi Edwin Hubble’dır. Hubble kendi ismini de verdiği Hubble teleskopunu icat ettikten sonra gökyüzünü incelemeye başlamıştır. Yaptığı gözlemlerde galaksilerin birbirinden hızla uzaklaştığını gözlemlemiştir. Dünyaya yakın galaksiler yavaş, uzak galaksiler ise daha hızlı bir şekilde birbirinden uzaklaşmaktadır. Evrenin genişlediğini ispat eden ilk bilimsel deney budur.

Daha sonra ise 1961 yılında kozmik dalgalar keşfedilmiştir.

Bu kozmik dalgalar büyük patlamadan geriye kalan kalıntılardır. Eski tüplü televizyonlarda boş bir kanalı açtığımızda cızırtılı sesler çıkaran siyah beyaz karıncalı bir görüntü vardır. Bu dalgalar büyük patlamada ortaya çıkmış kozmik dalgalardır. Yani büyük patlamanın bize ulaşan gerçek kalıntılarıdır.

Evren genişliyor, gezegenler birbirlerinden ve bizim dünyamızdan uzaklaşıyor. Genişleyen evrende yıldızlardan ve gezegenlerden çıkan ışık dalgalarının bize ulaşması zaman almaktadır. Biz bu ışıkların o anki durumunu değil geçmişteki durumunu görürüz.

❗️Mesela; Güneşe baktığımızda onun 4 dakika önceki halini görmekteyiz. Yine dünyaya en yakın galaksi olan Andromeda’ya teleskopla baktığımızda onun 12 milyar yıl önceki halini görmekteyiz.

Düşünsenize bir yıldızdan çıkan ışık dünyamıza gelene kadar belki de o yıldız ölmüş olacaktır. Güneş de bir yıldızdır. Eğer bir gün Güneş enerjisini kaybederse biz bunu ancak 4 dakika sonra fark etmiş olacağız.

Fizikte bunun gibi garip olan bir çok olay var. Fizik evreni açıklamaya çalışan bir bilim dalıdır. Fiziğin garipliği ise evrenin yapısından kaynaklanmaktadır. Evrende açıklanan ve açıklanamayan bir çok garip olay vardır. Bir gün tüm sorulara cevap  bulabilmek dileğiyle;

Hoşça kalın.

Bilimle kalın.

Fizikle kalın…

Çiğdem Mertoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

6 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 7 Kasım 2018 at 08:25

    Çiğdemcim gene harika bir konu ve sade bir anlatımla benim gibi fizik konusunda oldukça bilgisiz birinin bile rahatlıkla anlayabileceği ufuk açıcı bir yazı. Her yazını merakla bekliyorum 😉

    • Cevapla Didem Elif 7 Kasım 2018 at 13:50

      Hakkaten ben de aynı şeyi düşündüm. Tüm sözlerine katılıyorum…

      • Cevapla Çiğdem Mertoğlu 9 Kasım 2018 at 23:48

        Teşekkür ederim güzel düşünceleriniz için 🙂

    • Cevapla Çiğdem Mertoğlu 10 Kasım 2018 at 00:03

      Her yazımı büyük bir heyecan ve mutlulukla yazıyorum. Editörümüzün ve okuyucularımızın beğenisi ise heyecanıma heyecan, mutluluğuma mutluluk katıyor. Teşekkür ederim Didemcim 🙂 Senden öğrenecek daha çok şeyimiz var…

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 8 Kasım 2018 at 22:44

    Şu sıralar oğlumun da derslerinde işlediği ve sevdiğim konuları sizin kaleminizden de okumak çok zevkli 💫💫💫

    • Cevapla Çiğdem Mertoğlu 9 Kasım 2018 at 23:49

      Ne mutlu bana Ilgın Hanım, çok teşekkür ederim. Oğlunuza başarılar diliyorum.

    Cevap Yaz