Fizik ve Ben

Taksici ile Fizikçinin Sohbeti

10 Ekim 2018

Taksici ile Fizikçinin Sohbeti

Merhaba, Bursa ve Ben okurları…
Yine bir çarşamba ve yine ben…

Günler ne kadar da hızlı geçiyor benim için. Zamanı yakalamakta zorlanıyorum. Sanki günleri değil de haftaları bitiriyorum. Şu aralar, yaşlandıkça zamanın daha hızlı aktığını söyleyen bilim insanlarına hak veriyor ve zamanın göreceli bir kavram olduğunu söyleyen Einstein’ı sık sık yad ediyorum. Ama mutluyum. Çalışmayı, öğrenmeyi ve öğretmeyi çok seviyorum çünkü. Tek derdim günün 24 saatten ibaret oluşu. Şöyle en az bir 30 saat olsa fena olmazdı hani 😉

Neyse, bu hafta sizinle geçen gün yaşadığım bir anımı paylaşmak istiyorum. Tabi ki içinde bir tutam bilim, bir avuç fizik var…

Çalıştığım kolejin yanında bir taksi durağı var. Taksicilerden biri ise 60-65 yaşlarında ak-pak bir amca. Okul dönemlerinizden hatırlarsınız ya da öğretmen olanlar bilir; biz öğretmenlerin nöbet günleri vardır. Benim nöbet yerim hep okul bahçesinde oluyor.

Bahçede okul kadrosunu tanıtan, fotoğraflarımızın da olduğu bir afiş bulunmakta. Taksi işletmeciliği yapan amca, demek ki beni sürekli gördüğü için merak etmiş ve branşıma bakmış. Nöbet yaptığım bir an göz göze gelince bana “Merhaba, hocam” dedi. Ben de ona gülümseyerek merhaba, dedim.

Gülümseyişim onu konuşmak için cesaretlendirmişti anlaşılan. Hemen soru sormaya başladı.

– Siz fizik hocası mısınız?

– Evet.

Sorunun cevabını biliyordu zaten. Konuşmasına devam etti.

– Hocam beni yanlış anlamayın ama bu yaşıma geldim fizikle ben hayatımın hiçbir yerinde karşılaşmadım. Fizik dersi benim hayatımda, hiçbir işime yaramadı. Lisedeyken anlayamadığım ve sevmediğim bir dersti. Başka hiçbir yerde işime yaramayan zor bir ders. Mesela taksicilik hayatım boyunca benim işime yarayan dersler ‘Matematik’ ve ‘İngilizce’ oldu. Matematik sayesinde hesap yaptım. Yarım yamalak İngilizcem sayesinde taksiye binen turistlerle iletişim kurmaya çalıştım. Fakat ‘Fizik’ benim hayatımda hiç olmadı.

Dersim boştu, taksici amca ise belli ki sohbet etmeyi seviyordu. Bir eğitimci ve fizikçi olarak amcaya biraz da olsa fiziği anlatmalıydım. Kelimelerimi özenle seçebilmek için biraz düşündüm. Dikkatimi gözlüğü çekti. Taksici amca gözlük kullanıyordu.

– Amcacım, gözlüklerin miyop mu yoksa hipermetrop rahatsızlığı için mi?

Sorum onu şaşırtmış olacak ki biraz bekledi.

– Hımm, gözlerim benim biraz bozuk, yakını göremiyorum. Hipermetrop’um ben. Neden sordun?

– Amcacım, işte kullandığın gözlük fiziğin bir alt dalı olan ‘Optik’ bilimi sayesinde icat edilmiştir. Optik yasaları kullanılarak gözlükler, görmekte zorluk çekenlerin görmesine yardımcı oluyor.

Bakışları anlamlı bir hal aldı.

– Ben zaten gözlük takmaktan sıkıldım. Araba sürerken pek kullanışlı olmuyor. Lazer yaptıracağım.

– Lazer de fiziğin bir alt dalı olan ‘Optik’ konusuna giriyor. Fizikteki bilgiler kullanılarak bu aletler üretiliyor.

Taksici Amca ne yapmaya çalıştığımı anlamış, gülümsüyordu.

– Anladım Hocam seni. Gözlüklerde fizik yasaları işimize yarıyor demek ki. Peki fizik başka ne işimize yarıyor?

– Sağlıkta kullanılan birçok yöntemin temelinde fizik yasaları vardır. Mesela, kanser tedavisinde son zamanlarda kulllanılan [PET/CT; organlar hakkında metabolik ve anatomik bilgiyi bir arada elde etmeyi sağlayan PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) ve CT (Bilgisayarlı Tomografi) cihazlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bir görüntüleme yöntemidir.] halk dilinde boyalı su olarak da bilinen PET bunlardan sadece biridir. Aslında o boya denilen şey radyasyondur. Kanserli hastanın vücuduna enjekte edilir ve tüm vücuda yayılır. Kanserli olan hücreleri tedavi eder. Bunun gibi tıpta kullanılan çok fazla cihaz var. Allah kimseyi hastaneye düşürmesin.

Yine her insanın hayatında bir kez de olsa çektirdiği MR ve ultrason, fizik yasalarıyla icat edilmiştir. MR (emar) vücudun yapısal anormalliklerini tespit etmede kullanılan manyetik alanlı ve radyo dalgalı bir görüntüleme cihazıdır. Tomografi (CT) ise bu görüntüleme metodunun tomografi tekniğini kullanmasına verilen addır. Tomografi ile görüntülemede radyasyon kullanılırken, MR (emar) ile manyetik alan kullanılır.

Amca beni ilgiyle dinliyordu.

– Bunları bilmiyordum Hocam. İnsan sağlığı hayattaki en önemli şey. Bu yüzden hastalık tedavisinde kullanılan her alet çok değerli. Bu aletlerin temelinde fizik yasalarının olabileceği hiç aklıma gelmezdi doğrusu. Peki hocam başka nerelerde fizik yasalarını kullanıyoruz?

Bu konuşmadan zevk almaya başlamıştım. Madem merakla dinliyordu ben de en iyi yaptığım şey olan ‘konuşmaya’ devam ettim.

– Amacacım, Internet kullanıyor musun?

– Kullanmam mı Hocam, her an elimde telefonum bulunur. Çoğu yol güzergahını Internetten bakarak buluyorum. Neden sordun, Hocam?

Bu soruyu sorarken birazdan söyleyeceklerimi az çok tahmin etmiş gülümsüyordu. Konuşmama devam ettim.

– Şu an hepimizin kullandığı Internet, dünyanın en büyük fizik laboratuvarı olan CERN’deki çalışmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Kullandığımız w.w.w. uzantısı (World Wide Web) aslında ilk olarak CERN’ deki bilim insanlarının kendi aralarında iletişim kurabilmeleri için kendilerine oluşturdukları bir ağdır. Bu iletişim ağını sonradan insanlığın hizmetine sundular. Şu an hiç kimse Internetsiz bir gün bile geçiremiyor.

Taksici Amca verdiğim her örneği şaşkın ve bir o kadar meraklı bakışlarla dinliyordu.

Biz konuşurken teneffüs zili çaldı.

Konuşmamızı burada kestik. Taksici Amca, konuşmanın sonunda;

– Hocam teşekkür ederim size. Bu saydıklarınızın fizikle alakalı olduklarını bilmiyordum. Sayenizde birçok şey öğrenmiş oldum. Bundan sonra bazı şeylere daha farklı bakacağım. Gereksiz olduğunu düşündüğüm şeyleri araştırmadan kesin kanıya varmayacağım. Zamanınızı da aldım. Teşekkür ederim.

– Ne demek Amcacım. Sizinle konuşmaktan ben çok keyif aldım. Beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ederim. Benim görevim insanlara fiziği öğretmek. Sadece derslerdeki fizik formüllerini değil fiziğin günlük hayatımızdaki yerini de öğretmek. Çevremde büyük küçük farketmez yeter ki öğrenmek istesin, insanlara elimden geldiğince bildiklerimi anlatmak beni çok mutlu ediyor. Aklına bir şey takılır, sormak istersen ben buradayım. Kolay gelsin.

Yanından ayrıldıktan sonra öğrencilere sınıflarına geçmeleri için; “Haydi gençler, ders zili çaldı, sınıflara.” diye seslendim. Öğrenci zili çalmıştı ve birazdan öğretmen zili çalacaktı. Bu ders saatinde 11. sınıfa dersim vardı. 111 nolu şubeye derse giderken gözümün önünden taksici amcanın şaşkın ve minnet dolu bakışları geçiyordu.

Çiğdem Mertoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

3 Yorum

  • Cevapla Seçil Heptaşkın 10 Ekim 2018 at 10:20

    Sonra 111 nolu sınıftaki 11. sınıflara ne işlerine yarayacağını bilmeden, sadece ders olduğu için fizikten hoşlanmayan, bu sebeple yerleri gökleri seyreden bir sınıf dolusu gence serbest düşüş nedir anlatmaya çalıştınız. (Genelleme yapıyorum öğrencilerinizi tenzi ediyorum)😀😀
     
    Ayrıca taksi şoförü beyin ilgisi alakası Turkiye’deki eğitim adaletsizliğini ortaya koyan bir örnek olmuş. Belli ki fırsatı olup yüksekokul okuyabilseymis çok başarılı bir bilim insanı olabilecekmiş.

  • Cevapla Özlem Soydan 10 Ekim 2018 at 21:16

    Taksi şoförü beyefendiye sağlam bir özel ders vermiş ve çok iyi etkilemişsiniz. Harikasınız.
     
    Ama ben yine de bir İngilizce öğretmeni olarak amcacığın ilk verdiği yanıttan gurur duymadım desem yalan olur. İngilizce öğretiminin bu kadar yerden yere vurulduğu bir dönemde gururum okşandı Çiğdem Hocam 🙂

    • Cevapla Çiğdem Mertoğlu 22 Ekim 2018 at 21:58

      Tabi bir de; “Hocam, fizik çok zor. Anlamıyoruz.” nidaları 🙂 Fizikçiler anlar fizikçilerin derdini 🙂
       
      Teşekkür ederim Özlem Hocam. Daha güzel yarınlara, daha güzel eğitim sistemlerine inşallah, hep birlikte.
       
      Saygılarımla…

    Cevap Yaz