Cadı Kazanı

Geceden Kalma

14 Mayıs 2018

Geceden Kalma

Sırılsıklam olan vücudunun neden olduğu üşümeyle gözlerini açtı. Gecede birkaç kez böyle ter içinde uyanmaktan ve ardından gelen titremeden nefret ediyordu. Doktora gitmesi gerektiğini düşündü yeniden. Internet’te biraz araştırmıştı, bir sürü hastalık buna neden olabilirdi. Sıkıntıyla yataktan kalktı.

Doğru dürüst tanımadığı fakat birkaç saat önce seviştiği, yatakta sakince uyuyan genç kadına bakmamaya çalışarak banyoya geçti.

Terden ıslanmış boxerını çıkarıp duşa girdi. Nasıl olduysa uyumadan önce iç çamaşırını giymişti. Şaşırdı. Neyi, neden yaptığını düşünmeyi bırakıp, sıcak suyun vücudunu yeniden ısıtmasına izin verdi. Düşünmemek çok da mümkün değildi ama. Neden getirmişti ki kadını evine? Bunun olmasından nefret ediyordu. Uyandığında kadından kurtulmak oldukça zor olacaktı. Oysa kendi evi yerine onun evine gitselerdi, o uyurken usulca çıkardı kadının evinden ve hayatından.

Kafasında canlandırmaya çalıştı barda olanları ama kadının yüzünü bile net hatırlayamıyordu.

Tanrım ismi neydi acaba, diye düşündü. Bu büyük problem olacaktı aralarında. Yüzü hafızasında belli belirsizdi ama vücudunun hoşluğunu çapkınca gülümseyerek hatırladı. Son avının dudaklarında bıraktığı kanı yalayan bir aslanın keyfi yerleşti bir an yüzüne. İnce bir bel, dolgun göğüs ve kalçalar; seri katil olsam kurban profilim bu olurdu diye kendi kendine espri yaptı. Sonra birden asıl kurbanın, kadın uyandığında, kendi olacağı gerçeği, zihninin üzerine koca bir fil gibi çöktü.

Sarılmak isteyecekti uyandığında. Hatta belki yeniden sevişmek.

Geceden kalma kadınlarla gün ışığında sevişmeye katlanamıyordu oysa.

Tüm o akan makyaj, darmadağın saç baş, nefeslerinin o nahoş kokusu… Bu rahatsız edici görüntüyü zihninden uzaklaştırdı ve kadınlar üzerine düşündü bir an. Kadınlar yaşanılanın tamamen bir geceden ibaret olduğunu biliyor olmalarına rağmen duygusal bir dokunuş isterlerdi sabah uyandıklarında. Bu, en çok da, kaşık pozisyonunda bir süre yatmak zorunda olacağı anlamına gelirdi.

En hızlı çapkın olduğunu sanan kadının bile içinde kırılgan bir kız çocuğu vardı ve şimdi bu kız çocuğu yatak odasında mışıl mışıl uyuyordu. Uyandığında ise talepkar bir ergene dönüşeceğine dair en ufak bir şüphesi yoktu.

Daha fazla vakit kaybetmemeye karar vererek duştan çıktı. Beline sardığı havluyla yatak odasına geçtiğinde ışımaya başlayan günün ilk ışıklarının, tahta panjurlar arasından sızarak, yatakta yüzüstü yatan, saçları yastığa dağılmış kadının hoş bedeni üzerinde dalgalandığını gördü.

Banyodayken, kadın uyanmadan, başucuna bir not bırakıp evden çıkmaya karar vermişti. Hatta notta ne yazacağını bile düşünmüştü.

“Acil ofise gitmem gerekiyor. Uyandığında lütfen duş almak için banyoyu kullanmaya çekinme.”

Kahvaltı yapabilirsin de demeli miydi acaba? Yo yo, bu kadarı fazla olurdu. Duş alıp gitsindi işte, tüm günü onun evinde geçirmeye kalkmamalıydı.

“Pazar pazar, sabahın köründe, ne işi?” diye düşünecekti kadın elbette. Kendi sorusuna vereceği cevap, kadının gerçekliği kabul etmeye ne kadar razı olduğuna bağlıydı.

Fakat tüm bu düşünceler, güneş ışığının üzerinde gezindiği yüzün, hiç de öyle geceden kalma, dağılmış bir kadına ait olmadığını algılayana kadar zihnini meşgul edebildi. Masum bir güzelliği vardı, yatağında uyuyan kadının.

Adamın bakışları şimdi de kadının vücudunda geziniyordu. İnce nevresim, vücudunu hafifçe örterken, görmek isteyebileceği yerleri açıkta bıraktığından, bir süre bu manzaranın keyfini çıkarttı adam.

Kanın beyninden kasıklarına doğru hücum etmesine engel olamıyordu artık. Havluyu belinden çekip, yere attı. Yatağa geçip, kadının yanına sokuldu usulca. Uyandırmamaya gayret ederek, kadını kollarına alıp, kaşık pozisyonuna soktu ikisini.

Ne de olsa, almak için önce vermek gerekti…

Didem Çelebi Özkan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

31 Yorum

  • Cevapla Mine İpek 14 Mayıs 2018 at 13:12

    Devamını merakla bekliyorum.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 14 Mayıs 2018 at 13:18

      Kuzum devamını yazmayı düşünmemiştim. Bir kaç saatliğine bekar bir adamın zihnine izinsizce girdik sadece 😉

  • Cevapla Deniz Yılmaz Yapal 14 Mayıs 2018 at 13:17

    İlk öykü, ilk heyecan. Anlatım, akış ve kurgu güzelliğin devamını sabırsızlıkla bekliyor olacağım…

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 14 Mayıs 2018 at 13:21

      Çok teşekkür ederim motive eden sözleriniz için ☺️

      • Cevapla Deniz Yılmaz Yapal 14 Mayıs 2018 at 13:56

        Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Uzun zamandır takipleşiyoruz Insta‘da ve sıkı takipçinizim. Bu öykünün devamını düşünmeli ve yazmalısınız kesinlikle…

        Şiirin Ten Mısraları :))

        • Cevapla Didem Çelebi Özkan 14 Mayıs 2018 at 14:00

          Ahh memnun oldum o zaman ☺️
           
          Hikayeye devam etme konusunu düşüneceğim. Yeniden desteğiniz için teşekkür ederim.

  • Cevapla Hande Sönmezerler Sinan 14 Mayıs 2018 at 14:40

    Devamı gelsin 🤗

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 14 Mayıs 2018 at 14:44

      Bu adamın zihni yerine başkasına geçmeyi tercih edebilirim 😉 Birkaç saatliğine bile erkek gibi, hem de böyle bir erkek gibi, düşünmek yeterince gerdi beni 🙃🙃

  • Cevapla Fatma Çakmak 14 Mayıs 2018 at 15:26

    Kendi güzel, kalemi güzel arkadaşım; bu etkileyici öykü, hayatında yeni bir dönemin başlangıcı olsun.
     
    Hemen alışkanlık yaptı bile, kesinlikle devamını bekliyorum.
     
    Köşe yazıların öyküye, öykülerin de kitabına yol olsun…
     
    Gururla alkışlıyorum canımın içi 👏🏻

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 14 Mayıs 2018 at 15:34

      Canım benim, yazmam konusunda ilk günden beri verdiğin olağanüstü destek için çok teşekkür ederim.
       
      Seni Seviyorum ❤️

  • Cevapla Özge Can 14 Mayıs 2018 at 16:00

    İşe, bir erkeğin gözünden başlamış olman başlı başına bir başarı Didemcim. Tek nefeste okunuyor öykün, tebrik ederim. Ayrıca devam etmelisin 😉

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 14 Mayıs 2018 at 16:05

      Sitemizin öykü kraliçelerinden birinden bu yorumu almak inan çok değerli. Çok çok teşekkür ederim Özgecim. Kucak dolusu sevgiler ❤️

  • Cevapla Burcu Birinci Çaydavul 14 Mayıs 2018 at 18:32

    Didemcim, çok güzel bir öykü. Ben de devamını okumayı çok isterdim. Bir düşünsen…
     
    Elini dokundurduğun herşey harika oluyor tatlım, bu da öyle 👍🏻

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 14 Mayıs 2018 at 19:31

      Canımsın ❤️ Yazmaya başladığımdan beri verdiğin sonsuz destek ve güven hissi için çok çok teşekkür ederim güzelliğim. Tüm aileye kucak dolusu sevgiler 🤗

  • Cevapla Gonca Say 14 Mayıs 2018 at 20:53

    Didemcim kalemine sağlık, çok beğendim. Anında içine aldı beni hikaye. Devamını da çok merak ettim. Bence devam 😉👍

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 14 Mayıs 2018 at 20:55

      Goncacım, ne kadar mutlu ettin yorumunla beni. Çok çok teşekkür ederim canım 🤗 Sevgiler ❤️❤️

  • Cevapla Sinem Çelebi 14 Mayıs 2018 at 21:03

    Okumaya başladığım andan itibaren acaba devamını ne zaman yazar diye düşünmeden kendimi alamadım. Kesinlikle devamı gelmeli, herzamanki gibi akıcı, yalın bir anlatım ile bizi sürükleyen bir yazı olmuş. Köşe yazılarından sonra öykülerinin de sıkı takipçilerinden biriyim.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 14 Mayıs 2018 at 21:07

      Güzel kardeşim benim, daimi destekçim, çok teşekkürler ❤️ İyi ki varsın 🙏🏻🙏🏻

  • Cevapla Didem Elif 14 Mayıs 2018 at 22:51

    Sevgili Didem,
    Çok keyifli bir öykü olmuş. Merakla okudum ama yukarıdaki yorumlara katılmıyorum. İlk saniyelerde e sonra ne olacak acaba diye düşüncelere dalsam da aslında bu öykünün böyle bitmesi bence çok şey anlatıyor. Yani erkeğin nasıl baktığını anladık senin anlatımınla ve son saniyede olmadığını biri gibi davranmayı seçti. Kadının ne istediğini bilen biri ve onu böyle mutlu edeceğini bilerek davranmayı seçti. Bu o kadar çok şey anlatıyor ki kanımca, bütün ilişkilerde aslolan bir şey bu. Farklı buldukları kişiye olduklarından farklı davranıyorlar ve ilişkiler evlilikle neticelenirse sonrası belli. O kocaman bir davranış biçimini küçücük kısa bir hikayede öyle güzel bir anla anlatmışsın ki zaten ben hikaye okumayı tam da bu yüzden seviyorum. Minicik ana dair bir şeyin aslında bütüne ne kadar çok hizmet ettiğini anlatıyor. Çok başarılı. Hatta okuduktan sonra tam da şöyle düşündüm. Bu sene Beril sen ve ben birer kitap çıkartmalıyız. Yayınevi mi kursam ne? 😉

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 16 Mayıs 2018 at 14:48

      Kuzummm inanılmaz bir fikir. Yayınevi tecrüben de var. Muhteşem bir iş çıkaracağına eminim. Senin be Beril’in yanında ben çırak bile sayılmam, öykü konusunda 🙈 Deniyorum işte 😉 Zamanla daha iyi olacağına dair kendimi motive ediyorum 🙃

  • Cevapla Didem Elif 14 Mayıs 2018 at 22:53

    Kısaca devamı bu öykünün bütün büyüsünü bozabilir. Madem niyetin de yok. Devamı zorlama olacaktır kanımca. Ama elbette yeni öyküler yazmaya devam.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 16 Mayıs 2018 at 14:49

      Aynen kuzum. Benim için bitti bu öykü. Devamı zorlama olacak. Andan ibaretti. Geleceğini düşünmedim kadın ve erkeğin 😉

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 14 Mayıs 2018 at 23:02

    Öyküyü çok beğendim 💙
    Sürükledin, meraklandırdın ve son cümle VURUŞ 💫 💫💫

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 16 Mayıs 2018 at 14:51

      Çoookkk seviyorum ben, seni canikom 🙃❤️ Sen ve ben uslanmaz romantikler olarak kalacağız sanırım hep 😉🤗

  • Cevapla Halil Eroğlu 15 Mayıs 2018 at 08:08

    İlk öykünüz hayırlı olsun. Öykü ve anlatımınızı beğendim. Merak ve zevkle okudum. Ancak bir kadın olarak erkeğin ağzından değil de kadınca yazsanız belki daha derin şeyler ifade edebilirsiniz. Kendi derinliğinizi de keşfeder ortaya dökebilirsiniz.
     
    Çabanızı saygıyla destekliyorum. Bu yolda devam etmelisiniz. Tekrar kutlarım.
     
    Halil Eroğlu

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 16 Mayıs 2018 at 14:54

      Ne kadar naziksiniz Halil Bey, çok teşekkür ederim değer verip önerilerde bulunduğunuz için. İnanın bir daha yazabilir miyim, neyi yazarım, hangi cins üzerinden yazarım hiçbir fikrim yok. Öykü yazabileceğimi bile düşünmüyordum. Ne kadar yazabildiğim de tartışılır zaten 🙈 Denedim. Bunu da Bursa & Ben okurlarıyla paylaşmak istedim. Birgün daha iyi yazabileceğime inanmak istiyorum 😉
       
      Sevgiler

  • Cevapla Burçak Birinci Hutchinson 15 Mayıs 2018 at 15:55

    Canım tek nefeste okudum. İnanılmaz güzel ve akıcı yazıyorsun. Ben de katılıyorum, kesinlikle kitap yazmalısın. Öykülerinin devamını bekliyorum.. Kocaman öpüyorum seni..

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 16 Mayıs 2018 at 14:59

      Canım Burçak’ım öncelikle çok çok teşekkür ederim tüm desteğin için.
       
      Yazmayı çok seviyorum. Biliyorsun benim için anlatmak zaten başlı başına terapi. Yanında bir de bu konuda biraz olsun başarılı olabilirsem, sanırım benden mutlusu olmaz 😊
       
      Tüm aileyi hasretle öpüyorum güzelliğim 😘❤️

  • Cevapla Beril Erem 18 Mayıs 2018 at 16:14

    Canım arkadaşım öykünün akıcılığı kadar erkek zihninden, alıştığı rutin ile şehvet arasındaki gel gitleri de çok beğendim 👌🏻 “Kendini en hızlı çapkın zanneden kadının bile içinde kırılgan bir kız çocuğu vardır” tam bir klişe erkek düşüncesi değil mi? 🤣 iyi yakalamışsın 👌🏻 Okurken arada acaba yataktaki kadın kalkacak mı? Adamın aklından geçenleri hissedip kontra bir hamle yapacak mı diye beklemedim desem yalan olur ☺️ Çünkü kadınlar iş çapkınlığa gelince bence “zannetmek” ten daha fazlasını yapıyor ve duygusal zaaflarıyla bedensel ihtiyaçlarının arasına mantık denen seti çok keskin bir şekilde çekiyorlar. Hikayede böyle bir çatışmanın olması da ilginç olabilirdi 🙈

  • Cevapla Yeşil Yol 10 Eylül 2018 at 11:56

    evet, kesinlikle bende bir çok arkadaş gibi devamı olmalı diye düşünüyorum…
     
    fakat senin de söylediğin gibi erkeğin zihni ile değil kadının zihnine geçerek devam etmelisin bence.
     
    hatta yazındaki bir bölümden o kadar etkilendim ki… bence buradan devam etmeli ya da bu konuyu da işlemelisin diye fikrimi belirtmek isterim izninle.
    yazında geçen o bölüm;
     
    “Kadınlar yaşanılanın tamamen bir geceden ibaret olduğunu biliyor olmalarına rağmen duygusal bir dokunuş isterlerdi sabah uyandıklarında. Bu, en çok da, kaşık pozisyonunda bir süre yatmak zorunda olacağı anlamına gelirdi.
     
    En hızlı çapkın olduğunu sanan kadının bile içinde kırılgan bir kız çocuğu vardı ve şimdi bu kız çocuğu yatak odasında mışıl mışıl uyuyordu. Uyandığında ise talepkar bir ergene dönüşeceğine dair en ufak bir şüphesi yoktu.”
     
    o kadar harika bir tespit ve çok güzel bir dokunuş yaptın yine… tebrik ve teşekkür ederim…
     
    kalemine yüreğine sağlık…

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 10 Eylül 2018 at 13:05

      Bu öykülerin gerisini hiç düşünmedim; zihnimde sadece o anlık var oluyorlar ve açıkcası daha sonra başlarına neler geliyor hiçbir fikrim ya da merakım olmuyor 🙈 Belki bir gün hayatlarına daha uzun süre şahit olmak istersem, yanlarına yeniden döner, benden sonra neler yaşamışlar sorarım 😉
       
      Murat Bey her zamanki gibi içten ve destekleyici olan yorumunuz için ayrıca teşekkür ederim ☺️

    Cevap Yaz