Kitap

Kızım Olmadan Asla

26 Nisan 2018
Kızım Olmadan Asla, Betty Mahmudi


Kızım Olmadan Asla, Betty Mahmudi

 

Kitabın Adı: Kızım Olmadan Asla
Yazarı: Betty Mahmudi
Kitabın Özeti:

Kitap yazarımız ve aynı zamanda da kitap kahramanımız olan Betty ikinci evliliğini Mudi adında İranlı bir doktorla yapan Amerikalı bir kadındır. Betty’nin ilk evliliğinden iki ve Mudi ile evliliğinden bir olmak üzere üç çocuğu vardır. Amerika’da ailesiyle huzurlu bir yaşam sürmektedir.

Mudi iki haftalığına ailesinin yanına İran’a gitmelerini istemektedir. Yani en azından Betty öyle bilmektedir. Betty kızı Mehtap’ın babasının ailesini tanımasını ve o toprakları da bilmesini olumlu karşılar. Böylelikle İran’a doğru yola çıkarlar. Mudi Amerikan pasaportlarını, İran el koyabilir diye saklanması gerektiğini, Betty’nin Amerikalı olduğunu ve ilk ona bakacaklarını söyleyerek alır. Eşinin İran’a gittikten sonra kızını ve kendini sonsuza kadar orada tutacağını söyleyenlere Mudi’nin bir Amerikalı gibi yaşadığını söylemiş, ama ne yazık ki çok erken konuştuğunun henüz farkına varmamıştır.

İran’da kadınların kapanmak zorunda olduklarını biliyordu Betty. Kendisi de bu nedenle uçaktan inmeden önce başını kapatır. Havaalanında onları Mudi’nin kalabalık bir akraba gurubu karşılar. İçlerinde Mudi’nin çok çekindiği ablası Emine Bozorg’da vardır. Havaalanındaki tanışma merasiminden sonra hep beraber Emine Bozorg’un evine gidilir. Yemek kültürlerini ve yaşam biçimlerini görünce buradaki yaşamın kendilerine uygun olmadığını düşünür Betty. Mudi eski günlerini andıkça ve ailesi ile hasret giderdikçe Amerika’daki yaşamını unutmaya başlamıştır. Mudi Betty’yi çador denen kıyafeti hem evde hem de dışarıda giymesi konusunda uyarır. Betty karşı çıkamamakla birlikte sadece kalan günlerinin çabuk geçmesi için dua etmeye başlar.

Gitme günü geldiğinde Mudi Betty’e işten çıkarıldığını ve bir daha Amerika’ya geri dönmeyeceklerini söyler.

Söylenenlere inanmak istemese de Betty’nin elinden hiçbir şey gelmemektedir. Emine Bozorg’un evinde kızı ile birlikte hapis hayatı yaşamaya başlar. Bir gün evde tesadüfen çalan telefonu açan Betty karşısında annesini bulur. Annesi ona elçiliğin telefonunu verir. Betty elçiliği arar ama ulaşamaz. Telefonla konuştuğunu öğrenen Muti bundan sonra Betty’e telefonu da yasaklar. Betty kızı ile buradan kaçmanın yollarını aramaya çoktan başlamıştır. Bu arada Emine Bozorg’un evinden ayrılmış başka bir akrabalarının evinde kalmaya başlamışlardır.

Mudi her geçen gün biraz daha kötüleşir. İşlerini de halledilmediği için huzursuzluğu da artmaktadır. Bir gün Mehtap’ın okula başlayacağını söyler. Ancak Mehtap’ın okula alışamaması üzerine Mudi okul saatlerinde Betty’nin okulda kalması şartıyla kızıyla gitmesine izin verir. Bir gece bomba sesleri ile uyanırlar. Savaş oraya da gelmiştir ve uçaklar bomba atıyordur. Bu gelişmeler üzerine Betty’nin kaçma kararı daha da kesinleşmiştir.

Mehtap’ın okulundaki bir öğretmenin onlara yardım etmek istemesiyle, Betty’nin umutları artar.

Alev Hanım onları İran’dan kaçıracaktır. Tüm bu gelişmeler olurken Mudi Mehtap’ın bir süre okula yalnız gideceğini söyler. Mehtap buna karşı çıkıp ağlamaya başlayınca Mudi kızına vurur. Tüm yaşadıklarından dolayı zaten yıpranmış olan Betty bunun üzerine Mudi’ye saldırır ama feci şekilde dayak yer. Mudi kızını da yanına alarak kapıyı Betty’nin üzerinden kilitler ve evden ayrılır.

Akşam geldiğinde Mehtap yanında yoktur. Günler sonra bir hava saldırısı sonucu Mudi Mehtap’ı eve getirir. Savaş ortamında birlikte olmaları gerektiğini düşündüğünü söyler. O günden sonra Mudi kapıyı üzerlerine kilitlemese de Betty bunun bir tuzak olduğunu düşündüğünden evden çıkmaz.

Betty babasının hasta olduğunu ailesi ile yaptığı bir konuşmada öğrenmiştir. Ancak gitmek için Alev Hanımdan da ses çıkmadığı için elinden bir şey gelmemektedir. Şimdiki evlerinin başkalarına ait olmasından dolayı oradan çıkmaları istenmektedir. Mudi’nin muayenehane olarak da kullanabileceği bir ev bularak taşınırlar. Betty bu evde daha da özgürdür hatta arkadaş bile edinmiştir ama kaçış planı yapmaya devam etmektedir. Çünkü Mudi’den onlara yaşattıklarından dolayı nefret etmektedir.

Yeni kaçış planı için Amahl adında bir adamla anlaşır.

Amahl uzun zaman alacak olsa da onları İran’dan çıkaracağını söyler. İlk kaçış denemeleri zamanında olamadığı için ertelenir. Bu arada Betty babasının ameliyat olacağını öğrenir. Mudi onun babasını görmek için gidebileceğini söyler, ancak tek bir detay vardır. Kızını götüremeyecektir. Amerikadaki evi satıp parayı Mudi’ye göndermeden de geri dönemeyeceğini söyler. Mudi her şeyi ayarlamıştır ve Betty’nin gidene kadar evden çıkmasını da yasaklamıştır.

Bir gün misafirliğe gitmek bahanesiyle evden çıkar ve Amahl’a ulaşarak bunun son şansının olduğunu gitmek zorunda olduğunu anlatır. Kaçış planını ayarladıktan sonra bir süre Amahl’ın dediği bir evde saklanırlar. Oradan Türkiye üzerinden kaçmak için yola çıkarlar.

Bir ailenin yanında Tahran’dan çıkmak üzere yerlerini alırlar. Kendilerine kimseyle konuşmamaları tembihlenir. Tebriz’e vardıktan sonra başka bir arabaya geçerek yollarına devam ederler. Kaçmalarına yardımcı olan bir diğer kişi olan Mosehn onları bir eve sokar ve kıyafetlerini değiştirirler. Sınırdan geçecekleri için ziynet, para ve pasaport da Mosehn’de kalacaktır. Betty çok memnun olmasa da bu durumda yapacağı başka bir şey yoktur.

Yolculuklarına bir süre cipin bagajında devam ederler ve rastladıkları askeri kontrolü de böylece geçerler. Tekrar bir evde kıyafetlerini değiştirdikten ve yerel kıyafetlere büründükten sonra yola at üstünde devam ederler. Çünkü Türkiye sınırını at üstünde geçmek zorundadırlar.

Oldukça zorlu geçen bir yolculuktan sonra nihayet Türkiye sınırlarına gelirler. Dar dağ patikalarından sonra bir köye gelirler, oradan da araba ile devam ederek Van’a varırlar. Mosehn aldığı tüm eşyaları tekrar Betty’e teslim eder ve yanlarından ayrılır. Buradan Ankara’ya giden Betty ve kızı için yeni bir sayfa açılmış olur. Elçilik kanalıyla ülkelerine geri dönerek hayatlarına devam ederler.

Kızım Olmadan Asla Kitap Yorumu:

Amerikalı Betty’nin İran asıllı doktor olan eşi Mudi ile beş yaşındaki kızlarını da yanlarına alıp İran’a yaptıkları seyahat ile kabusa dönen hayatlarının gerçek hikayesi. Kızının babasının doğduğu toprakları görmesi için iki haftalık bir seyahat olarak gittiklerini zanneden Betty gerçeğin böyle olmadığını öğrendiğinde çoktan ülkesinden ayrılmıştır.

Mudi’nin inanılmaz değişimi karşısında iki seçeneği vardır Betty’nin, ya kızını bırakıp ülkesine dönecek ya da kızıyla beraber kaçacaktır.

Bir kadının anneyken ne kadar güçlü olduğunu ve bir annenin çocuğunun dünyasını nasıl değiştirebildiğini gösteriyor Kızım Olmadan Asla. Betty Mahmudi ile beraber hem kızacak, hem üzülecek, ardından da bu güçlü kadının mücadele ruhuna hayran kalacaksınız.

Betty’nin babasının kızına öğüdünde söylediği; “İradenin olduğu yerde çare tükenmez” sözünün haklılığını da gözler önüne sermesi kitabın umut verici bir yanı.

Evlilikte kültür çatışmasının ne kadar zor olduğunun da altını çizen bir kitap Kızım Olmadan Asla. Hayatı paylaşmak için çıkılan bir yolun sonradan tarafların birbirine eziyetiyle devam etmesi oldukça can yakıcı bir durum ki çoğu zaman sevdiği insanın o olduğundan bile şüpheye düşürebiliyor insanı.

Toplumdaki kadın algısı da evliliklere yön veren en önemli kıstaslardan biri bence. Eğer kadını gördüğünüz yer yanınızsa uzun soluklu ve paylaşımcı evlilikler söz konusu olabiliyor. Evlilikteki zorlamalar, baskı altına almalar daha çok kaçma eğilimini arttırdığı gibi kaçınılmaz sonun önüne de geçmiyor. Bu sonun önüne geçilmeli mi orası da tartışılır tabi.

Aile içindeki saygı konusunu özellikle kadın için itaata çevirmek, insanın özgür iradesine gem vurmaya çalışmak da yapılan en büyük yanlışlar arasında yer alıyor evliliklerde. Eş demek her türlü sevincini, kederini paylaştığın en iyi arkadaşın demek değil mi zaten? Kitap tüm bu bahsettiklerime cevap niteliği de taşıyor aslına bakarsanız.

🔻 Kitap 1991 yılında filme uyarlanmış ve büyük ilgi görmüştür.

Yazar Betty Mahmudi Hakkında:

Kitap kahramanı da olan Betty Mahmudi halen Amerika’da kızıyla yaşamanı sürdürmektedir.

Keyifli okumalar.

Kübra Mısırlı Keskin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

5 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 27 Nisan 2018 at 12:47

    Sanırım ünüversite yıllarında okumuştum. Ardında da filmini izlemiştim. Oldukça etkilendiğimi hatırlıyorum 😔
     
    Kadının, kendi bedenine, ruhuna, özgürlüğüne hatta bu örnekte olduğu gibi evladına bile sahip olamadığı yaşamların varlığını bilmek beni fazlasıyla sinirlendiriyor. Sonra bu erkek egemen toplumların, düzeni değiştirmek hiç işlerine gelmeyen bireylerine yani erkeklere saydırınca, agresif olmakla yaftalanıyorum.
     
    Kadınlar bazı şeyleri değiştirmek için elbette çabalıyor ama asıl değişim, erkeklerin bu kendilerine fazlasıyla tanınmış imtiyazlardan vazgeçmeye razı olduğu, kadınların önünden değil yanından yürümeye karar verdikleri gün gerçekleşecek..
     
    Bu harika kitabı hatırlattığın için teşekkürler canım. Çok da hoş bir yorum olmuş 👌🏻

  • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 27 Nisan 2018 at 13:04

    Yorumuna sonuna kadar katılıyorum Didemcim. Sanırım asıl değişim erkeklerden başlamalı ki yanyana olabilmenin hazzını yaşayalım.
     
    Teşekkürler 🙏🏻😊

  • Cevapla Hesna Çelebi 27 Nisan 2018 at 13:54

    Burada iş erkek annelerine düşüyor. Çocuklarını büyütürken kızlara nasıl davranmaları gerektiğini öğretirlerse, eşit haklara sahip olduklarının bilincine varırlar. 21 yy’da kadınlar erkek egemenliğine son verecekler 😉 Farklı toplumların her kesiminde kadınların sesleri yükselmeye başladı.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 27 Nisan 2018 at 13:57

      Yürü be annecim 🙃🙃 Feminist düşüncelerimin genetik kaynağı belli oldu 😂😂
       
      Canım annem, seviyorum seni ❤️

    • Cevapla Kübra MISIRLI KESKİN 27 Nisan 2018 at 14:13

      Merhaba Hesna Hanım, bir anne gözüyle ne kadar gerçekçi bir yorum yapmışsınız bunun için teşekkür ederim. Cinsiyetçi yaklaşımdan vazgeçtiğimiz an her şey daha güzel olacak kesinlikle. Sevgiler.

    Cevap Yaz