Gönül Köşesi

Kibarlık Budalası

7 Nisan 2018

Kibarlık Budalası

Moliere‘in Kibarlık Budalasını bilir misiniz? Muhakkak bilirsiniz tabi ama bu muhteşem komedinin konusunu biraz hatırlatayım size.

17 yüzyıl Fransa’sında cahil, saf ama bir o kadar da zengin Mösyö Jourdain’in, asilzadeler sınıfına girebilmek için düştüğü, komik durumlar anlatılıyor bu tiyatro oyununda. Asilzade olmayan bir adam, öyle görünmek için neler neler yapabilir, ve nasıl aşağılık bir duruma düşebilirin komedyası kısacası.

Nereden mi geldi aklıma Kibarlık Budalası? Günümüzde o kadar çok var ki onlardan, ara ara zihnim Moliere‘in bu oyununu hatırlatıyor bana. Tabi şartlar ve hayat, o yüzyıldan epey bir farklı. Benzeyen kısmı, olmadığı bir gruba özenip, sınıf atlamaya çalışan, kibarmış gibi yapıp iki üç süslü kelime kullanıp bindiği arabayla, oturduğu evle, gittiği tatille, çocuğunu okuttuğu kolejle kendini kabul ettirmeye çalışan sahte insanların, günümüzde gözümüzün önünde yaşadıkları durum komedyası.

Nezaket Müthiştir. Deneyin 😉

Gerçekten öyledir, açılamayacak kapı yoktur nezaket karşısında. Karşınızdaki kişiye, kendinize davranılmasını istediğiniz gibi davranınca, ya da en azından böyle bir iletişimde olmaya çalışınca, kaçınılmazdır nezaket. Ciddi bir empati ister, başka da bir şey istemez. Buna rağmen bir türlü beceremeyiz kibar, nazik davranmayı. Beklentimiz bir iki tatlı söz olur kimi zaman, söylensin isteriz.

Kibar ve nazik davranmak istese de bunu ayıp, utanılacak bir şeymiş gibi düşünüp, kabuklarını kırıp bir türlü dile getiremez bazılarımız. Şöyle dolu dolu “Seni seviyorum” diyemez mesela, ya da “Teşekkür ederim” demeye lüzum görmez. Oysa ki o küçücük bir kaç kelime bütün akışı değiştirip, pespembe bir gözlük taktırabilir gözümüze.

Bazen seni seviyorum diyemez insan, onun yerine;

Dikkat et kendine, der
Fazla yorma kendini, der
Hava soğuk, sıkı giyin, der
Hız yapma dikkatli git, der
Gidince beni ara, der
Geç yatma erken kalkacaksın, der,
. .der, der durur. .

CAN YÜCEL

Şiirdeki gibidir bazen, evet ama kelimelerin gücünü asla yadsımamalıyız. Çocuk yetiştirirken ona teşekkür etmeyi, izinsiz başka bir arkadaşının oyuncağını almamasını, kaba kuvvet kullanmadan sıkıntılarını aşmasını, paylaşmanın önemini, her insanın değerli olduğunu, insanlar arasında ekonomik farkların, onların değerini düşüren yada yükselten bir şey olmadığını, fiziksel ve kültürel farkların da bizi ayırmadığını, kiminle konuşursa konuşsun gözlerinin içine bakması, insanlara ismiyle hitab etmesi gerektiğini ve en önemlisi yaptığı bütün bu davranışların karşısındakiyle değil kendiyle kurduğu sağlıklı ilişkinin sonucu olduğunu hangimiz anlatmadık ki…

Hayatın matematiği karşılıklı uyum ve alma verme üzerine neticede. Sitemiz yazarlarından Didem Elif’in bu konuda kaleme aldığı çok sevdiğim yazısının linkini ekliyorum, henüz okumamış olan takipçilerimiz için : Şimdi Alış-Veriş Zamanı

Kibarlık Budalaları

Süslü kelimelerle konuşup, kibarmış gibi davranmaya çalışan ve aslında çok ama çok kaba davranan insanlar tanıyorum. Yaşımı sormuştu mesela bir tanesi, söylediğimde benim yaşımdan çok büyük gösterdiğimi ima edecek kelimeler söyledi. Bir de güzel bir kahkaha atarak, ama hakkını yiyemem, o kibar ses tonunu hiç bozmadı 😕 Giyimle kuşamla olmuyor o iş, hele ağzını yaya yaya konuşunca iyice olmuyor canım ,diyemedim, kibarlığımdan.

Bir keresinde markette karşılaşmıştım cemiyet hayatının bilinen bir ferdiydi bayan, marketteki kasiyer kızı bir azarlaması vardı, ben yer yarılsa da içine girsem dedim inanın, yine belirteyim kibardı!!! Beklemekten hoşlanmıyordu ve o beklememeliydi muhakkak… Kendiyle aynı sınıfta değil zaten o kasiyer kız, burada göstereceği kibar tavır onu ezik, güçsüz falan yapar mazallah.

Kibar davranan yöneticilerini güçsüz bulan çok insan var. Güçlü dediğin, lider dediğin hart hurt bağırmalı herhalde. Nezaket kişiyi acaba fazlaca kolay mı gösteriyor onlara göre bilemedim.

İnsanın asilliği ne kadar soydan geliyor gibi düşünülse de asıl asillik içten gelir, şartlara göre değişmez, parıl parıl parlar asil insan her yaptığıyla. Parayla pulla, dışı süsle, sözü süsle , güzel ambalajlara bürün nafile, özünde kabaysan muhakkak anlaşılıyor. Yani budalası olmayın kibar olun çünkü

“Kibarlık ve onur öyle erdemlerdir ki, kime dağıtırsanız dağıtın, yine de çoğu sizde kalacaktır.” Baltasar Gracian

Bu yazının şarkısı:
Adem Olan Anlar, Sezen Aksu
Youtube linki için tıklayın.

Gönül Verim

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Didem Elif 7 Nisan 2018 at 14:24

    😍😍😍

  • Cevap Yaz