Bir Doz Hukuk

Boşanmanın Maddi Sonuçları | Yoksulluk Nafakası – 1

25 Nisan 2018
Boşanma: Boşanmanın Maddi Sonuçları | Yoksulluk Nafakası


Yoksulluk Nafakası

Türk Medeni Kanunu madde 175:

“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.”

Boşanma davasının eşlerin hayatında pek çok şeyi değiştirdiği aşikâr. Dolayısıyla boşanmış olmak, çiftlerin artık ayrı evlerde yaşayacağı anlamına gelmiyor yalnızca! Nasıl ki evliliğin eşlere yüklediği pek çok yetki ve sorumluluk var ise, boşanmanın da beraberinde getirdiği birtakım sonuçlar var. Çocuk var ise velayete ilişkin sonuçları, edinilen malların paylaşımının sonuçları, tazminata ilişkin sonuçlar…

Boşanmanın Mali Sonuçları

Boşanmanın mali sonuçları arasında yer alan hususlardan birisi de nafaka alacağına ilişkindir. Nafaka çeşitleri ise kendi içinde; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası olmak üzere üçe ayrılmak ile birlikte, biz bugün boşanma sonrası eşlerden biri lehine hükmedilen “yoksulluk nafakası”nı ele alacağız.

Yoksulluk Nafakası Nedir

Yoksulluk nafakası; evlilik birliğinin sona ermesi sebebiyle, kendi isminden de anlaşılacağı üzere, yoksulluğa düşecek olan tarafa hükmedilen nafakadır. Buna göre boşanma ile sosyal-ekonomik durumunda ciddi bir çöküş yaşayarak fakirleşen taraf, karşı taraftan nafaka talebinde bulunabilecektir.

Yoksulluk nafakasının hükmedilmesi için gerekenlerden ilki, boşanma davası sırasında talep edilme zorunluluğudur. Bu durum hâkimin resen dikkate almayacağı ve talep olmaması halinde yoksulluk nafakasına karar veremeyeceği bir durumdur.

Yoksulluk Nafakası Talep Etme Hakkı Süresi

Yoksulluk nafakası talebinde dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise süre koşuludur. Evlilik birliğinin sonlanması ile yoksulluğa düşecek olan eş nafaka talebini boşanma davası sırasında ileri sürebileceği gibi, boşanma davasından münferit ayrı bir dava ile talep etme hakkına da sahiptir. Boşanma davasından ayrı olarak ileri sürülecek yoksulluk nafakası talepleri boşanma kararının kesinleşmesi itibariyle 1 yıl içerisinde talep edilmeye mahkûmdur, aksi halde eş yoksulluk nafakası talep etme hakkını yitirecek, nafaka talebi zaman aşımına uğrayacaktır.

Yoksulluk Nafakasının Şartları

– Yoksulluğun Niteliği

Yukarıda değinildiği üzere yoksulluk nafakasına hükmedilmesi için gereken ilk şart “yoksulluk” şartıdır. Lehine nafaka hükmedilecek kişinin fakirleşmiş sayılması için kendi hayat standartlarında ciddi bir düşüşün yaşanması aranmakla birlikte, bu husus objektif bir fakirleşme olarak algılanmamalıdır. Dolayısıyla fakirleşme kriteri sübjektif bir değerlendirmeye tabi tutularak kişinin kendi koşullarına göre yoksullaşmış olması aranır.

Medeni Kanunumuz her ne kadar yoksulluk nafakası için gereken şartları düzenlemiş olsa da, kişinin ne zaman yoksullaşmış sayılacağı konusunu ele almamıştır. Bu durumda uygulama ve yargı kararlarında pek çok tartışmaya sebep olmuştur.

Yargıtay Genel Kurulu bir kararında “…yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul sayılacağını” kararlaştırılmıştır.

– Kusur

Lehine yoksulluk nafakası hükmedilecek kişinin taşıma gereken şartlardan diğeri de; evlilik birliğinin sonlanmasında diğer eşten daha fazla kusurlu olmaması gerekliliğidir. Mahkeme karar verirken her iki eşin de kusur oranı ve mali durumlarını araştırarak karar verecektir. Dolayısıyla nafaka talep eden eşin diğer eşten daha fazla kusurlu olması halinde nafakaya hükmedilemeyecektir.

– Mali Güç ile Orantılı Olmalıdır

Madde metninden de anlaşılacağı üzere yoksulluk nafakasının amacı, lehine hükmedilen tarafın zenginleşmesi değil, aksine hayat standartlarında ortaya çıkacak değişim nedeniyle asgari koşulları sağlayabilmektir.

Bu nedenle her ne kadar boşanma davalarında ütopik rakamların talep edildiği görülse de, nafaka bedeli karşı tarafın mali ve ekonomik durumu ile doğru orantılı olarak değişecektir. Karşı tarafın nafaka ödeyecek mali gücü olmamasına rağmen nafakaya hükmedilmesi, düzenlemenin aksine hakkaniyet ilkesine aykırılık yaratacak ve bu sefer nafaka yükümlüsünün yoksullaşmasına sebep olacaktır.

Devamını okumak için burayı tıklayabilirsiniz.

Av. Ecem Bacaz

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz