Köşe Yazıları

Marteniçka

11 Mart 2018

Marteniçka yazısı için çiçek tomurcukları fotoğrafı

Üçüncü cemreyle birlikte biz de damladık hemen memlekete. Hava mis, erik dalları tomurcuklu, çağlalar dallardan inip piyasadaki yerlerini almış. Özlemişim böyle güzel güneşli havaları.

Böyle havalarda bende hep bir sahile inme isteği. Sanırsın ki deniz gören evlerde büyüdüm. “Gemlik’e girerken denizi göreceksin sakın şaşırma” gibisinden şaşıracağım şehirlere, sokaklara çıksın istiyorum yollarım.

Urla‘da olsam mesela şimdi.

Denizin kıyısına iliştirilmiş bir masada Tanju Okan için alsam ilk yudumumu ya da Eski Foça’da güneş mesaisini aya devredene kadar öylece kıpırtısız uzansam şezlongda. Tirilye de olur aslında. Aklımda Ahmet Arif’in şu mısraları ;

Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…

Ege‘ye doğru yol yapasım geldi. Acil leyleği görmem lazım havada.

Marteniçka nedir bilir misiniz?

Bizim bu tarafların adetidir mart ayında Marteniçka takarsın bileğine. Kırmızı, beyaz iplerden yapılmış el yapımı bileklikler. Marteniçka şans, bolluk, huzur getirsin diye takılır. Ne vakit leyleği havada görürsün, o zaman çıkarır asarsın meyve veren bir ağacın dalına. Leyleği havada görmek de çok gezeceğine delalettir aslında.

Burada nereye gitsem hangi yana dönsem herkesin bileğinde Marteniçka. Erkeğinde kadınında. Eğer birinin bileğinde yoksa kesin bir ağacın dalında.

Bu sene Marteniçka takamadım ama gözüm hep gökyüzünde. Hani diyorum bari leyleği görsem havada.

En iyisi ben şimdilik camı açayım, şöyle temiz bir bahar havası girsin içeri. Tanju Baba da inceden devam etmesin şarkısına;

Eşyalar toplanmış seninle birlikte
Anılar saçılmış odaya her yere
Sevdiğim o koku yok artık bu evde
Sen
Kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş
Ne olur terketme yalnızlık çok acı
Bu renksiz dünyayı sevmiştik birlikte
Sen kadınım
Hatırla o günü karşıki sokakta
Seni öptüğümü ilk defa hayatta
Kollarımda benim ilkbahar sabahım
Sen
Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık
O ılık aydınlık yuvamız soğumuş
Geceler bitmiyor ağlıyorum artık
Sen kadınım…

Elif Aksoy

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz