Doğa & İnsan

Organik Yaşam

5 Ağustos 2017

Büyük şehirlerde hayat ne kadar da hızlı akıyor. Zamanla yarışır olduk. Günler, haftalar, aylar, özlemle beklenen tatiller, kısacık ta olsa huzurlu birkaç gün yaşama özlemimizi hepimiz hissediyoruz. Ekolojik yaşam, doğaya yöneliş, köy hayatı ve tabii ki bu haftaki konumuz olan Organik Yaşam’ı ne kadar sık duyar olduk. Alışveriş listelerimize organik süt, organik bebek maması, gezen tavuk yumurtası, bebeğimize organik pamuktan yapılmış giysiler, hiç ihtiyacımız olmasa da güzelliğimiz için organik kremler alır olduk. Buna gerçekten ihtiyacımız mı vardı? Yoksa bu trend’in bir parçası mı olmuştuk? Birçok otorite organik yaşamı bir trend olarak lanse etse de, tüm dünyada temel gıdalarımızın daha güvenli, daha sağlıklı üretilebilmelerine olanak veren bir sürecin aslında genel tanımını oluşturuyor organik tarım uygulamaları.

Organik ürün pazarının sağlıklı ve sürdürülebilir olarak büyümesi adına tüketicilerin organik tarım ve organik yaşam felsefesi ile ilgili daha detaylı bilgilendirilmesi gerekiyor. Organik tarımın sağlığa olan katkısının yanında küresel iklim değişikliği, toprak ve su kaynakları, biyo çeşitlilik, hayvan refahı gibi konularda gelecek nesiller için de farkındalık oluşturulmalıdır.

Organik ürünler için en büyük sorun; semt pazarlarında köy ürünü, doğal ürün, natürel ürün vb. çeşitli adlar altında satılan diğer ürünlerle karıştırılmasıdır. Semt pazarlarında birçok tezgâhta organik ürün ifadeleri yer almaktadır. Bir ürünün organik olabilmesi için tüm üretim aşamalarının denetim altında olması, denetime yetkili kuruluşlar tarafından sertifikalandırılması ve son tüketiciye ulaşana kadar olan tüm aşamaları izlenebilir olmalıdır. Organik ürün tüketmek isteyen tüketicilerin de bu bilince sahip olması önemlidir. Ambalajların üzerinde yer alan organik ürün sertifikalarını kontrol etmekte yarar var. Organik sertifika verilmiş tarım ürünlerinin üretim aşamasında sağlığa zararlı hiçbir kimyasal kullanılmadan üretim yapılıyor. Hayvansal gübreler kullanılıyor. Zararlı böceklerle mücadele için çekici ve cezbedici tuzaklar, bitkilerdeki hastalıklar için nane yağı, çam yağı, kimyon yağı gibi birçok organik materyal kullanılıyor. Bu amaçla tarım bakanlığı tarafından 1/12/2004 tarihli ve 5262 sayılı Organik Tarım Kanununun ilgili yönetmeliği hazırlanmış ve organik ürün üretip tüketiciye arz etmek isteyenlerin uygulaması gereken adımlar belirlenmiştir. Daha detaylı bilgi edinmek için ilgili yönetmeliği de inceleyebilirsiniz.

İlgili Yönetmelik :
http://www.resmigazete.gov.tr

Bu ürünleri alışveriş listelerimize eklerken bu detayları bilmemiz, gıda terörüne maruz kalmamızı da bir ölçüde engelleyecektir.
Hayatımız çok değerli. Sağlıklı, huzurlu ve kaliteli yaşamak bizlerin elinde.

Erdem Karauz

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

7 Yorum

  • Cevapla Sabahat Karakaşlılar 5 Ağustos 2017 at 13:50

    Merhaba, bilgileriniz için teşekkür ederim.
    Peki, marketlerde paketli olarak ve organik ürünler reyonlarında satılan birkaç markanın ürünlerine güvenebilir miyiz?

  • Cevapla Erdem Karauz 5 Ağustos 2017 at 16:26

    Merhaba, özellikle zincir marketlerde satılan paketli ürünlerin sertifika bilgilerini kontrol etmekte yarar var. Yine bu marketlerde satılan kurumsal firmaların ürünleri akreditasyonu olan denetçi firmalar tarafından kontrol edilerek tüketiciye sunuluyor. Özellikle metropollerde giderek artan Organik marketlerin denetlendiğinden emin olmak önemli. Sevgiler

    • Cevapla Sabahat Karakaşlılar 5 Ağustos 2017 at 21:37

      Teşekkürler

  • Cevapla Lütfi Çiçek 5 Ağustos 2017 at 17:30

    Teşekkür ederiz 👍🏼

  • Cevapla Erdem Karauz 5 Ağustos 2017 at 17:44

    Lütfi bey, rica ederim. Takip eden yazılarımda detay bilgi de vereceğim. Sevgiler

  • Cevapla Muzaffer Genç 6 Ağustos 2017 at 00:11

    Erdem bey açıklamalarınız için teşekkürler organik tarım evet ancak bir adı iyi olan tarım uygulamalarını yerine getirir isek özellikle biraz Doğu’ya gidersek buralarda yetiştireceğimiz ürünlerin kalitesi ve miktarı ne olur şimdiden teşekkür ederim.

  • Cevapla Erdem Karauz 6 Ağustos 2017 at 12:01

    Muzaffer bey, yorumunuz için teşekkür ederim. Ziraatçiler olarak temel görevimizin tüm üreticileri ve tüketicileri bilinçlendirerek tüm kaynaklarımızı etkin kullanmak ve daha sağlıklı gıda üretimi için destek olmamız gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizin batısı da bizim doğusu da…

  • Cevap Yaz